Tarihin mevcut yörüngesinden kayıp yeni bir yörüngeye oturması, mevcut toplum düzeni içinde yaşayan insanın zihniyetinde meydana gelecek değişiklikle kaimdir. Zihniyet değişikliği hasıl olmadıkça, tarih yeni bir yörüngeye girmez.
İnanmak, bir bilinç işidir. İnsan bu bilinci, bu sorumluluğu onurla taşır. Kendisine buyurulan yöne doğru dosdoğru yürür. Boynunda bükülü bir ip değil, elinde mutlak yönü gösteren sımsıkı sarıldığı bir ip vardır çünkü.