Kuvve-i hafızayı tuttuğumuz yer ne kadar alan kaplıyor kafamızda. Hardal tanesi kadar, mercimek tanesi kadar.
Şimdi benim elimde bir USB bellek olsa ve bu USB belleğin boyutuna altı milyar GB desek ve siz beni dinlemeye devam etseniz nasıl olur? Unutmayın USB bellek altı milyar GB büyüklüğünde.
Kuvve-i hafızamı çıkardım -USB bellek olarak düşünün- hangi âlemdedir. Şehadet âlemi. Görebiliyoruz değil mi? Demek ki dünya da şehadet âleminde.
Mesela çocukluğunuzu hatırlayın, hafızanızda mı?
Gezdiğiniz yerler, akrabalarınız, iş yaptıklarınız, okuduğunuz kitaplar hafızanızda mı?
İbn Sina yakılan kütüphanesini ezbere tekrar yazıyor. Yakılan kütüphaneden bahsediyorum. Lütfen dikkat edin. Kaç kitap olduğunu hayal etsenize, ezbere yazıyor. Ufacık hardal kadar yerden hem de. Ufacık kuvve-i hafızaya koca kütüphane sığabiliyor. Demek ki mana âleminin malzemesiymiş.
Sen hafızandakileri bir düşün. Çocukluğunu, büyüklüğünü, iş yaptığın yeri, torunlarını, eşini-dostunu ufacık şeye sığdırabilir misin? Sığamaz. Neden? Çünkü benim o zihnim dünyadayken ufacık bir şey. Ama o kadar büyük bir kütüphaneyse nasıl sığıyor?
Malzeme mana âlemiyse sığıyor.