Üzülmek hiçbir şeye yetmiyor. Onlar bizden çok daha fazlasını bekliyorlar aslında. Çünkü bizi hâlâ Osmanlı zannediyorlar. Oysa biz bile reddediyoruz Osmanlı'yı. Maddi olarak değilse de manevi olarak onlardan çok da iyi bir hâlde değiliz. Onların evlerine bombalar düşmüş bizim maneviyatımıza.
Ayasofya çok önemliydi. Zira doğu Hristiyanlarının merkezi burasıydı. Açıkcası o vakitlerde Hristiyanlığın iki kalbi vardı; biri İstanbul'da diğeri Roma'da. İşte İstanbul'da atan kalp Ayasofyaydı. Onun için de ecdadın daha tarihe çıktığı ilk andan beri kendine "Kızıl Elma" diye seçip de hedefine koyduğu yer Bizans'ın kalbiydi.
Tarihten daha eski ve belki de İstanbul'dan daha mühim bir yerdir Ayasofya. Manevi ve tarihî yönünden önce bir semboldür ve o sembolü elinde tutan dünyanın yarsını eline almış ve diğer yarısına da sahip olmaya aday sayılmıştır. Yani üç ilahi dinin de burası ile bir irtibatı hep kurulmuş ve o irtibat her vakit sağlam tutulmuştur.