Hakikati kaybetmekten
korkan insanlar dünyaya pek çok farklı açıdan bakmaya alışık insanlardan
daha saldırgandır. Cevaplayamadığınız soruların faydası, sorgulayamadığınız
cevapların faydasından fazladır genellikle.
Ahlak "ilahi buyruklara uymak" değil "çekilen acıları azaltmak" anlamına
geliyor. Yani ahlaklı davranmak için bir mite ya da anlatıya inanmanız gerekmez,
acıyı derinlemesine idrak etmeniz yeterlidir.
İnsanlar dünyaya yayılıp bitki ve hayvanları evcilleştirdiğinde,
ilk şehirleri kurduğunda ya da yazı ve parayı icat ettiğinde günümüz
din ve milletlerinin hiçbiri yoktu ortada. Ahlak, sanat, maneviyat ve yaratıcılık
dediğimiz şeyler genlerimize işlenmiş evrensel insan becerileridir.
Bu yüzden teröristler porselen dükkanını yerle bir etmeye çalışan bir
sineğe benzerler. Sinek o kadar güçsüzdür ki tek bir fincanı bile yerinden
oynatamaz. O halde dükkanı nasıl yerle bir edecek? Gider bir boğa bulur ve
boğanın kulağına girip vızıldamaya başlar. Boğa korku ve öfkeden küplere
biner ve porselen dükkanına dalar. 11 Eylül'den sonra yaşanan buydu. Aşırı
İslamcılar, Amerikan boğasını kışkırtıp Ortadoğu'nun porselen dükkanına
saldı. Şimdi de enkazın ortasında palazlanıyorlar. Ve dünyada bol miktarda
fevri boğa var.
Görüyorsun ya bir sevdayı büyütüyoruz seninle
Sana değiniyorum, sana ısınıyorum, bu o değil
Bak nasıl, beyaza keser gibisine yedi renk
Birleşiyoruz sessizce.