semanur yılmaz

semanur yılmaz
@senuyilmaz
İç mimar
Lisans
İstanbul
13 Mayıs
20 okur puanı
Nisan 2023 tarihinde katıldı
Hayatımın ortalama şarkısı
6/10
·352 syf.··
2026 25. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 14 Mayıs 2026 23:24
İmkansızın Şarkısı benim için büyük beklentiyle başladığım ama tam olarak bağ kuramadığım bir kitap oldu. Okuma hızım da bu yüzden oldukça düştü ve bir süre sonra ittire kaktıra okumam gerekti. Atmosfer yaratımı ve duygusal yoğunluğu güçlü olsa da hikâye yer yer fazla durağan ve uzatılmış olarak ilerliyor . Özellikle karakterlerin sürekli aynı duygusal döngüler içinde kalması bir noktadan sonra yorucu hissettirdi ve bağ kurmayı zorlaştırdı. Murakami’nin dili akıcı ve bazı sahneler gerçekten etkileyici. Naoko’nun kırılganlığı ve Midori’nin enerjisi arasındaki zıtlıkları görmek yaşam ve ölüm arasındaki o seçimin yapılması duygusunu çok net vermiş. Toru karakteri burda Araf kavramını temsil etsede bana fazla pasif geldiğini söyleyebilirim.olayların duygusal ağırlığını her zaman hissedemedim. Kitap boyunca hikâye ilerlemek yerine aynı melankolik hissin etrafında dönüyormuş gibi geldi. Sonlara doğru hızlansada ilk 300 sayfada gerçekten bir rutin üzerinde gündelik sohbet gibi hissettim. Unutmamak için yazdığını belirten toru gerçekten hiçbir detayı unutmamış utanmasa nefes alıp verdim falan yazacakmış. Ayrıca Toru’nun cinselliğinin işlenme biçimini çok sevdiğimi söylemeyeceğim yer yer gerçekten şu an bu olay ne alaka derken buldum kendimi. Romanı genel olarak günlük bir anlatı gibi tasarlamış olduğunu hissettim yazarın. İlk bölümdeki çarpıcılığı, metnin hiçbir yerinde bir daha hissedemedim maalesef. Konusuna bayılıp gidişattını hiç sevemedim. Herkesin bağ kurup sevebileceği bir kitap olduğunu da düşünmüyorum. Herşeye rağmen Kitabın finalini beğendiğimi söyleyebilirim. Metaforik olarak Toru’nun yaşamayı seçmesinin sembolü olarak Midori’yi aramasını görüyoruz, benim için yeterli bir final oldu. Kıssadan hisse güzel konu ama ortalama yazım. Çok akıcı ama günlük bir dil.
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ders niteliğinde destansı bir öykü
8/10
·136 syf.··
2026 23. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 05 Mayıs 2026 23:41
Bunu bir roman değil bir hayat dersi, bir millet dersi niteliğinde okumalı insan. Açıkçası böyle bir kitap okumayı hiç beklememiştim. Daha hikayeleştirilmiş bir anlatımla ilerleyeceğini bir kurgu olacağını varsaymıştım ki hiç öyle olmadı. Yazar, yaşanmış olayların kronolojik sıralardan bağımsız olarak tüm gerçekliğiyle anlatıyor. Bir ders metni, bir seminer, bir deneme, bir belgesel tadında. Çok keyifle okudum. İçinden çok şey öğrenebileceğimiz ve her yaşta, her farklı durumda, farklılaşan siyasal iklimlerde okunduğunda yeni çıkarımlar yapabileceğimiz bir eser.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025124,6bin okunma
Günahın Üç Rengi
8/10
·286 syf.··
2026 22. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 21:26
Gülseren hanımın okuduğum ilk kitabı ve ne kadar etkilendiğimi size anlatamam. Başlangıçta çok büyük bir önyargı ile başladım, bir psikiyatristin vakalarını bir kitapta okumak etik dışı gelmişti bana, ama romanı bitirdikten sonra düşüncelerim tamamen değişti. İnsanın yaşadığı durumları ve duyguları sadece kendinin yaşamadığını yalnız olmadığını bilmesinin önemli olduğunu düşündürdü bu kitap bana. Salih karakterinin ilk kitaptan etkilenerek yardım almayı istemesi anektodu ile daha da kabullendim. Öncelikle roman çok akıcı öyle mesleki terminolojilere yer verilmemiş çok yalın, çarpıcı bir metin. Bir solukta okutuyor kendini. Duygusal bir insan olmamakla birlikte anlatılan hikayenin gerçekliğinden yer yer gözlerim yaşardı. Bazen kızdım bazen üzüldüm karakterlere. Gerçekten etkilendiğimi ve uzun süre etkisinin bende kalacağına inandığımı tekrar belirtmek isterim. Son kısımda, karakterlerin birbiriyle bağlantılarının olması bu kadarı da kaderin cilvesi değil gülseren hanımın kurgusudur diye düşündürdü ama sonunda, tüm bu hikayede taşlar birbiri üzerine oturmuş oldu. Tatmin oldum diyebilirim. Gülseren hanım hem iyi bir anlatıcı iyi bir eleştirmen, çok çok iyi bir gözlemci , insan psikolojisini çözmüş ve mesleğinde çok iyi olduğunu sadece bu kitabından bile anlamak mümkün. Diğer kitaplarını da kısa zamanda okumayı düşünüyorum. İnanılmaz keyif alarak okudum. Tavsiyedir
Günahın Üç RengiGülseren Budayıcıoğlu · Remzi Kitabevi · 201916,5bin okunma
7/10
·232 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 11:53
"Bu dünyadaki tüm kötülüklerin sebebi insandır. Bizler kendi kendimizin virüsüyüz." Kitabı okurken açıkçası çok rahatsız oldum. Normalde bu kalınlıktaki romanı bir solukta okurken kitabı elimden sürekli bırakmak istedim. Kitabın dili oldukça akıcıydı ama anlattıkları beni gerçekten derinden etkiledi. Diyebileceğim çok şey var ve çok az şey var. Romanın en çarpıcı bölümü kesinlikle sonuydu. Sistemin içinde herkesin bir şekilde vicdanını kaybedeceğinin bir resmiydi.
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Çınar Yayınları · 20202,374 okunma
İlk kitaba göre fena değil
4/10
·480 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Nisan 2026 22:45
Bu kadının yazdığı başka bir kitabı okumayacağıma kendime söz vermiştim ama tutamadım. Yakın arkadaşım maalesef ki yazarımızın fanı olduğu için bu kitabı okumam için çok zorladı ve bu kitabının daha iyi oluğunu söyledi. Ve evet ilk kitaba göre daha iyi olsada çokta iyi bir kitap olduğunu söyleyemeyeceğim. Akıcı mı evet. Kolay okudum mu evet. İlk kitaba kıyasla karakterler daha oturmuş olsada yine çok fazla matık hatası ve duygu geçişlerinde anlamsızlıklar vardı. İki karakterin bakış açısından yazılması olayına tam ısınamadım ve bence yazarımız da bu konuda çokda iyi değil karakterlerle bağ kurmayı zorlaştırdığını düşünüyorum, ayrıca yazarın bir kadın olarak dirty talk adı altında kadına hakaret etme hastalığı mı var acaba diye bir düşündüm yer yer neyseki bu kitapta sadece 1-2 yerde olduğu için görmezden gelebildim. İmkansız bir aşk hikayesi gibi başlaması hoşuma gitti ancak sonlara doğru klişe bir hale geldi ve sıkılarak, bitsin diye okudum,bu yazarın yazdığı bir sonu okuyabildim bu benim için büyük başarı(!) Özetle ilk kitaba göre kesinlikle daha iyiydi, yazım kısmı da daha olgunlaşmış geldi bana ama hala o tat yoktu. Sanırım kaldırabileceğimi düşündüğüm bir aralıkta 3. Kitaba da şans vereceğim.
Çarpık OyunlarAna Huang · Martı Yayınları · 20233,380 okunma