-Sanırım yaşamaya bile üşeniyorsun.
-Öyleyim sanırım.
-Peki özellikle sevmediğin şey ne?
-Her şey. Bu aralıksız koşuşturma, sıradan tutkular, açgözlülükler, birbirinden üstün olma arzusu, dedikoduculuk, insanı baştan aşağı süzmeler...
Ben, şüphesiz, basit, zavallı ve öyle önemsiz biriyim ki, tabii konumuz bu değil, ama sizi öyle sevecektim, öyle sevecektim ki eğer siz onu, o tanımadığım kimseyi sevseydiniz ve sevmeye devam etseydiniz, yine de fark etmeyecektiniz, benim sevgimin bir şekilde orada sizin için durduğunu. Siz sadece duyacaktınız, siz sadece hissedecektiniz ki yanı başınızda minnettar, çok minnettar bir kalp atıyor, sizin için...