Beyaz Geceler

Fyodor Dostoyevski
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·80 syf.··
Beğendi
·
2021 43. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 13 Mayıs 2021 15:00
Uzun zaman sonra Dostoyevski'nin kalemini okumak çok iyi hissettirdi. Kısa bir öykü, aslında yaşamımızda hemen hepimizin çok sık karşılaştığı bir duruma değiniyor. Yeşilçam tadında! Sıcak ve akıcı bir öykü. Hayalperest, beyaz gecelerde dolaşırken Nastenka'yı tanıyor ve aralarında bir dostluk doğuyor, tabi sonra bu bir aşka evriliyor. Bazen bizim için doğru olanları seçemeyiz, doğruluğunu bilsek bile. Dört gece süren bir aşkın hayali olan beyaz geceleri, okuyun okutturun
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Sis Yayıncılık · 2013102,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2021 5. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2021 21:49
St. Petersburg'da; Mayıs sonundan Haziran sonuna kadar, havanın hiç kararmaması ve gecelerin gündüzler gibi olduğu özel dönem beyaz geceler olarak adlandırılıyor. Dostoyevski de bu öyküsünde karakterlerimize aşkı beyaz gecelerde yaşatıyor. Hayalperestin Nastenka'ya olan aşkı tıpkı beyaz geceler gibi saf, temiz ve parlak başlasa da hikayenin sonu pek de aydınlık diyemem. Sürükleyiciydi, ama uzun ve karamsar düşünceler, heyecanlı ve telaşlı halde laftan lafa atlamaların olduğu diyaloglar beni bir tık yordu diyebilirim. Yine de aralıksız devam ettim, çünkü çok merak uyandırıcıydı. Sonunda ne olacak diye elimden bırakamadım. Okuduğum en iyi şeylerden biri diyemem belki ama hiç unutmayacağıma eminim.
1000Kitap
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Sis Yayıncılık · 2013102,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2020 70. kitabı
Dostoyevski'nin cümleleriyle Eski Türk filmlerindeki bir senaryoyu okuyormuşum gibi hissettim. Neredeyse 200 yıl öncesinde yazılmış bir hikayeyi okurken de anlıyosunuz ki aşkın gaddarlığı hiç değişmiyor. Uzun bir aradan sonra Dostoyevski okumak güzeldi . Kısa bir öykü dileyen bu karantina günlerini hazin bir aşk öyküsüyle beyaz bir renk katabilir.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Sis Yayıncılık · 2013102,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2020 18. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 12 Mart 2020 17:52
Dostoyevski'nin kalın romanlarından sonra bu bu kısa romanını okumak insana çok kolay geliyor. başlayıp bitirmem yarım saatimi aldı diyebilirim. Yine her zaman ki gibi büyük ustanın mükemmel anlatımıyla karşılaşıyoruz. Hayalperest ve yalnız bir adamın Petersburg sokaklarında gezerken bir kızla tanışıp aşık olmasını konu alıyor. Dostoyevski toplam dört gecelik bir macerayı bütün kitaba sığdırmış. İnsanı içine çeken oldukça etkileyici, dokunaklı bir hikaye. Zaten Dostoyevski'den kötü bir kitap bekleyemezdik değil mi?:)
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Sis Yayıncılık · 2013102,1bin okunma
8/10
·80 syf.·
2021 11. kitabı
Beyaz Geceler... Dostoyevski’nin kaleminden çıkan harika bir hikaye. Son sayfalara gelince “tamam oldu bu iş” derken birden işler tersine döndü. Ah! Nestenka ah! Hüzün bir yanda sevinç bir yanda, ne desem boş bu hikayeye. Kendimi hayal ettim ve hayattan, aşktan, sevgiden soğudum yine...
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Sis Yayıncılık · 2013102,1bin okunma
10/10
·84 syf.··
Beğendi
·
2019 10. kitabı
Ana karakter yazarın ta kendisi. Petersburg’da yaşıyor ve yapayalnız birisi. Ama bunu hiç sıkıntı etmiyor. Tam bir hayalperest. Her gün sokaklarda geziyor ve birgün bu gezintilerinden birinde ağlayan bir kız görür... ve sonra birbirlerine öykülerini anlatırlar..
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Sis Yayıncılık · 2013102,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
Beğendi
·
2019 10. kitabı
Başta okuduğum şeye adapte olmaktan zorlansam da bir süre sonra kendimi kaptırdım. Kendinden kahraman diye bahseden yazarımızın kendini anlatmasında kendimden parçalar buldukça daha bi odaklandım. Kendini anlatma sırası Nastenkaya geldiğinde dedim ki artık bir olaya giriyoruz. Nastenka anlattıkça kendimi ters köşeye hazırladim ama ters köşe olmadı tam da tahmin ettiğin gibi kahramanımızı değil kendi kiracısını seçti. Aslında buraya kadar sorun yok ama benim kitap bittiğinde ben ne okudum dememe sebep olan şey cidden ama cidden Nastenka nın yüzsüzlüğü oldu hele de son mektubunda evleneceğini söylemesine rağmen hala kendisini sevmesini istemesi ve onun sevgisini hakeden biri olduğunu düşünmesi. Sözün kısası sevemedim seni Nastenka. Ve yine soruyorum ben ne okudum?
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Sis Yayıncılık · 2013102,1bin okunma
Puan vermedi·80 syf.·
2021 7. kitabı
Çok hızlı alevlenen ve aşk sanılan bir duygu karmaşası; iyi yürekli birinin yine iyi yürekli gibi görünen biri tarafından ziyân edilmesini anlatıyor. O ilk karşılaşma sonrası her şeyin çok hızlı gelişmesi zaten okuyucu üzerinde bir hayret uyandırıyor. Günümüzdeki şıpsevdi flört vakalarıyla çok benzer bir olay örgüsü hakim. Kahramanımız kendisini 'hayalperest' olarak aktarıyor bizlere. İki erkek arasında kalan, duygularından emin olamayan bir genç kızın medcezirleri ve onu kaybetmekle dost kalabilmek arasında savrulan bir 'hayalperest'. Ancak kadınlar konusunda çok tecrübesiz ve oldukça iyi yürekli bir erkeğin her koşulda bu denli düşünceli, sağduyulu ve ince ruhlu olabilmesi "işte yalnızca türüne kitaplarda rastlanabilecek bir tip!" dedirtiyor. Kendi iç dünyasını bütün şeffaflığıyla henüz hiç tanımadığı Nastenka isimli genç kıza açmasıyla ve hatta duygularını itiraf etmesiyle kendi sonunu hazırlayan 'hayalperest', yine de kitabın sonunda bu genç hanıma iyi dileklerini sunuyor. Ve'lhâsıl kitabın sonunda tövbe estağfirullah diyorsunuz. :))))
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Sis Yayıncılık · 2013102,1bin okunma
10/10
·80 syf.··
2020 32. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2020 15:53
Dostoyevski’nin ilk kitabı oldu benim için kesinlikle devamının geleceğini gösterdi ve içimdeki merakı arttırdı. Belki benim olduğum duygularla da karşılaştığından çok etkiledi belki benim kadar etkilenmezsiniz ama yine de keyifle okuyabileceğiniz bir kitap son zamanlarda kitaba çok zaman ayıramasam da elime aldığım gibi bırakamadım bitirdim. Hüzünlü bir tebessüm bıraktıran kitap oldu benim için. Kısa ama etkisi fazla. Beni Nastenka biraz üzdü tabiki ama her üzüntü gibi bu da yerini yeni üzüntülere bırakacaktır. Tıpkı 4 günün ardından eski hayatına dönen genç adam gibi. Genç adam önüne çıkan bir tesadüfle,yalnızlığını dindirmek için çabaladı, güzel bir o kadar da hayalperest bir çabaydı. Kitabı bir film izler gibi gözümde canlandırdım ve genç adamın yanında çalışan yaşlı kadın kılığına girip ''Ümit en son terk olunan şeydir genç adam! Sana nice Nastenka'lar buluruz.'' demek istedim.
1000Kitap
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Sis Yayıncılık · 2013102,1bin okunma
Puan vermedi
Ah Nestenka ah Nestenka ... Kör kadının yanında çevirdiğin dolaplar bize Aşk-ı Memnu'yu hatırlatsada Seni seveni değil, sevdiğini seçtiğin için seninde sonun bence Bihter gibi bitti bence Benim kitapta sonum önce yüz verip sonra arkanı döndüğün o konuşmada kaldı Kısa ama güzel dersler veren bi kitap Siz siz olun kimseye acımayın acınacak hale düşersiniz ana fikir bence buydu.
Edebiyat
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Sis Yayıncılık · 2013102,1bin okunma

Yazar Hakkında

Fyodor DostoyevskiYazar · 137 kitap
Fyodor Mihayloviç Dostoyevski (Rusça: Фёдор Миха́йлович Достое́вский) (d: 11 Kasım 1821, Moskova - ö: 9 Şubat 1881, Sankt Petersburg), Rus roman yazarı. Dostoyevski, Mikhail ve Maria Dostoyevski'nin oğlu olarak 11 Kasım 1821 tarihinde Moskova'da doğdu. Altı çocuklu ailenin ikinci çocuğuydu. Babası Mikhail, askeri cerrahlıktan emekli olduktan sonra Mariinsky Hastanesi'nde yoksullara hizmet etmeye başladı. Hastane, Moskova'nın en kötü yerlerinden birinde bulunuyordu. Dostoyevski de bu hastane de doğdu. Mikhail, alkole bağımlıydı ve evini sıkı disiplin ile yönetiyordu. Çok kolay sinirlenebiliyordu. Dostoyevski'nin annesi Maria ise bir tüccar kızıydı. Dostoyevski, çocukluğunu çoğu zaman sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçirdi. Babasının çalıştığı hastaneden bulunan hastalar ile vakit geçirmeyi ve onların hikâyelerini dinlemeyi çok seven Dostoyevski, ilköğrenimini Moskova'da yaptı. Annesi tüberküloz hastalığı yüzünden öldüğü zaman, sert disipliniyle tanınan Petersburg Mühendis Okulu'na gönderildi. Arkadaşlarının, sinirli ve aşırı duyarlı bir yapıya sahip olduğu için "Ateş Fedya" lakabını verdikleri Dostoyevski, Petersburg'ta zamanını kitap okuyarak, düşüncelere dalarak ya da kardeşi Mihail ile söyleşerek geçirdi. Babasının 1839'daki ani ölümünü burada öğrendi. Okulu başarıyla bitirdikten sonra İstihkâm Müdürlüğü'ne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski'nin ilk kitabı İnsancıklar, 1846 yılında yayımlandı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. On ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya'da bulunan Omsk Cezaevi'ne gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Maria Dmitrievna Isayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Petersburg'a yerleşti. Petersburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserleri yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler (1872) gibi eserleri yazdı. Eşinin ölümünden sonra sekreteriyle evlendi. Yeniden borçlandı ve kumarhanelerde gezmeye başladı. Kızının ölümünün ardından büyük bir sarsıntı geçirdi. Delikanlı (1875), Bir Yazarın Günlüğü (1876) ve Karamazov Kardeşler (1879) adlı eserlerinde yazarlık hayatı boyunca konu edindiği temaları yeniden ele aldı. Karamazov Kardeşler adlı yapıtını üç yılda bitiren Dostoyevski, bir ciğer kanamasıyla yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dünya edebiyatını en çok etkileyen ve en çok okunan yazarlardan biri olan Dostoyevski'nin eserleri birçok 20. yüzyıl düşünürünün fikirlerini derinden etkiledi. İlk yazarlık dönemi Ordudan ayrıldıktan sonra kurgusal roman yazmaya başladı. Dostoyevski'nin ilk kitabı olan İnsancıklar (Bednye Lyudi) ilk olarak 1846 yılında yayımlandı. Dostoyevski, toplumunu acımasız kurallarında yaşlı bir adamın öksüz bir kıza duyduğu sevdayı iç dünyasındaki derin çatışmalarla işledi. Halkın sıcak ilgisiyle karşılanan bu kitap, eleştirmenlerden de övgüler aldı. Ünlü eleştirmen Belinski, romanı okuduktan sonra Dostoyevski'ye gelecekte büyük bir yazar olacağına dair övgü dolu sözler söyledi. Şair Nikolay Neksarov, Dostoyevski hakkında "Yeni bir Gogol doğdu" diye konuştu. Yazarlıkta ün sağladıktan sonra 1846 yılında Gogol esintileri bulunan kitabı Öteki (Dvoynik) yayımlandı. Yazar bu romanda, kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma halinde bulunan bir memurun hikâyesini anlattı. Bu romanda ele aldığı çift kişilik temasını daha sonra bazı romanlarında kullansa da roman, Belinsky dahil hiçbir eleştirmence beğenilmedi. Eleştirmenler romanı sıkıcı buldu ve alay etti. 1847 yılında ise Ev Sahibesi (Hozyayka) isimli romanı yayımlandı. Dostoyevski bu eseri ile de beklediği övgülerin aksine olumsuz eleştiriler aldı. Dostoyevski, ruhsal çöküntüye düştü ve üzüntüden hasta oldu. Ancak yazarlığı bırakmayan Dostoyevski, 1848 senesinde Beyaz Geceler (Belıye Noçi) ve Bir Yufka Yürekli (Slaboye Serdtse) adlı kitapları yayımlattı. Bir Yufka Yürekli, yazara itibarını yeniden kazandırsa da beklediği başarıyı elde edemeyen Dostoyevski'nin umudunu kırdı. Yazarlıkta umudunu kırılan Dostoyevski, politikayla ilgilenmeye başladı ve genç liberallerin (Tetrashevski) grubuna girdi. İkinci yazarlık dönemi 1859'da ordudan terhis edilerek Moskova dışında küçük bir yerde kalmaya zorlanan Dostoyevski, özgürlüğüne kavuştuktan sonra Petersburg'a döndü. Kardeşi Mihail ve arkadaşı N.N. Strahov ile birlikte Vremya (Zaman) ve sonra da Epoha (Dönem) adlı dergileri hazırladı. Bu dergilerde Slavcı düşünceyi savunduğunu belirten yazılar yazdı. Ezilenler (Unijenniye i Oskorblyonniye) ve Ölü Evinden Anılar (Zapiski iz Mertvogo Doma) ile kendinden söz ettirdi. 1863 yılında arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar borçları yüzünden sıkıntıya düşen ve yayımcılardan yazmadığı romanların avanslarını alarak yaşayan Dostoyevski, Yeraltından Notlar adlı yapıtı 1864 yılında yayımlandı. Romanda bir zihnin derinliklerine indi. Suç ve Ceza (Prestuplenie i Nakazanie) ve Kumarbaz(İgrok) adlı yapıtları 1866 yılında yayımlandı. Dostoyevski, Suç ve Ceza'yı 1858 yılında Semipalatinsk'te bulunduğu zaman Roussky Slovo dergisi için uzun bir hikâye olarak tasarlamıştı. Bunun nedeni, Sibirya'dan ayrılana dek roman yazmama kararı almasıydı. Dostoyevski, kardeşi Mihail'e gönderdiği bir mektupta kitap hakkında: “ ...Konusu gerçekten çok güzel. Kahramana gelince, bugüne kadar hiç denenmemiş bir kişi. Ama bugünün Rusyasına bakacak olursak, böyle bir kişi karşımıza sık sık çıkmaktadır. Bu sonuca halkın kafasını yeni fikirleri anlayarak vardım. Öyle hissediyorum ki, yeni fikirler ve görüşlerle döndüğüm zaman, romanımı genişletmekte başarılı olacağım. Kişi aceleye gelmemelidir dostum. Ve insan iyi olanın dışında hiçbir şey yapmamalıdır... ” diye yazdı. Dostoyevski, bu eserinde bir Rus aydını olan Raskolnikov'un kendi doğrusu adına işlediği cinayetleri ve vicdanıyla hesaplaşmasını konu edindi. Yazar, küçük bir otel odasında ve kötü bir ekonomik durumla yazdığı Suç ve Ceza'yı 1866 yılında tamamlamıştı. Dostoyevski'nin yazdığı Budala (Idiot) eseri 1866, Ebedi Koca (Veçnıy Muj) 1870, Ecinniler (Besı) 1872 yılında yayımlandı. Bütün bu başyapıtlar birbirinin izledi. Karısı öldükten sonra sekreteri Anna Grigoriyevna Snitkina ile evlendi. Yeniden borçlanan ve kumaranelerde dolaşmaya başlayan Dostoyevski, bir kız çocuk sahibi oldu. Ancak kızı fazla yaşayamadı ve doğduktan kısa süre sonra öldü. Dostoyevski de bu yüzden büyük bir sarsıntı geçirdi. 1875'te Delikanlı (Podrostok), 1876'da Bir Yazarın Günlüğü (Dnevnik Pisatelya)[ ve 1879'da Karamazov Kardeşler (Bratya Karamazovi) adlı romanları yayımlandı. Hayatı boyunca eserlerinde işlediği temaları yeniden ele aldığı, insan duygularının derinliğine inen eserler yazan Dostoyevski, Karamazov Kardeşler'de Ivan ve Alyosha Karamazov adlı karakterler için filozof Vladimir Sergeyevich Solovyov'dan ilham aldı. Zosima ve Alyosha'nın öne çıkacağı Bir Büyük Günahkarın Yaşamı adlı eseri tamamlayamadı. 1881 yılının Ocak ayında bir ciğer kanaması geçirerek yatağa düştü ve 9 Şubat 1881 tarihinde öldü. Dostoyevski için yapılan cenaze töreninde yaklaşık otuz bin kişi tabutunun arkasında yürüdü. Dostoyevski, beğeniyle karşılanan ilk romanı İnsancıklar'dan sonra yazdığı Öteki ve Ev Sahibesi ile olumsuz yorumlar aldı ve depresyona girdi. Ancak yazar, kendisini ruhsal çöküntüye götüren düşüncelerden uzaklaşmayı bildi. Dış dünyadan kopan zihninin parçalanışını kendi çözen yazarın eserlerindeki ruhbilimsel açıdan en zengin tema da çift kişilik temasıdır. Kendini ortadan kaldırmaya çalışan benzeriyle sürekli çatışma hali içerisinde bulunan bir memuru anlattığı Öteki adlı yapıtında daha sonra da işleyeceği bir tema olan çift kişilik temasını işlemişti. Ellili yaşlarında içine bazen bir karamsarlık ve ağırlık çöken Dostoyevski, bu durumu ikinci eşi Anna Grigoriyevna Snitkina’ya "Sanki bir suç işlemişim gibi bir çeşit sebepsiz hüzün ve keder içindeyim" diye açıklamıştı. Ecinniler'de Stavrogin'i bir çocuğa tecavüz ettirmiş olması yüzünden de kendini hep suçlamıştı. Dostoyevski kendi çocukluğunda, annesine acı çektirmesinden, sürekli sarhoş olmasından ve hizmetkârlara kötü davranmasından dolayı babasından nefret ediyordu. Eserlerinde kullandığı, kaderine boyun eğen ve uysal kadın örneğini kendi evinde; annesinde gördü. Kadının alttan alması, erkeği daha da kızdırmaktan başka bir işe yaramayacağını görmüştü. Çok duyarlı biri olan Dostoyevski, bu yüzden babasına kin besliyordu. Babasının ölümünü haber aldığında, "Babamın ölümünde benim hiçbir suçum yok, ama bu öldürmenin kefaretini ödemeye hazırım, çünkü içimden onu öldürmek geçiyordu" diyerek Karamazov Kardeşler adlı romanında yer alan Dimitri Karamazov'un tepkisinin benzerini gösterdi. Dostoyevski, babasının ölümünü istediğini düşünerek depresyona girdi. Bazı yazarlara göre de ilk sara nöbetlerine de bu düşünce sebep oldu. Sigmund Freud ve birçok psikanalizci, babaya duyulan bu nefrete ve bunu izleyen suçluluk düşüncesine dayanarak Dostoyevski'nin hastalığının sinirsel kökenli olduğunun ortaya çıkardı. Andre Gide, Ezilenler adlı romanın, aşağılanışın insanı cehennemlik ettiği, alçakgönüllüğünse kutsallaştırdığı fikriyle dolu olduğunu söylemişti. George Steiner ise Charles Dickensvari bir havanın olduğunu söylediği Ezilenler'de bulunan temanın Ebedî Koca'da, Ecinniler'de ve Karamozov Kardeşler'da da yer aldığını söyledi. Nicholas Berdyaev, Dostoyevski'nin bütün yaratıcı gücünü insana ve insanın kaderi temasına adadığını, bunun da onu ölümsüz kılmaya yettiğini belirtti. Devlet aleyhinde bir komploya katıldığı iddiası ile tutuklandıktan sonra sekiz ay hapisanede kalan Dostoyevski, suç ve ceza kavramlarıyla en yoğun şekilde burada karşılaştı. İdam edilmek üzereyken affedildi. Cezası dört yıl kürek ve altı yıl adî hapse dönüştürüldü. Dört yılın sonunda er rütbesi ile kışlaya verildi ve 1859 yılında terhis edildi. Suç ve Ceza adlı eserini 1858 yılında oluşturmaya başladı. Bu eserinde ahlak kavramını ve siyaseti harmanladı. Dostoyevski, bu romanda sadece Rus halkını değil, tüm insanlığı tehdit eden bir kısır döngüden kurtulmanın gerçekleşebileceğini vurguladı. Yazar, John Stuart Mill'in ekonomik refah için bireysel bencilleşmeyi öneren kuramını Semyon Zaharoviç Marmeladov'un ağzından eleştirdi. Dostoyevski, düşünce ve sanat deneyimini sürekli olarak arttırdı. Tanrı'dan, ateizmden, kötülükten, özgürlükten söz eden roman karakterleri, gerçekte aynı bilincin farklı anları gibidir. Bu karakterler aracılığıyla Dostoyevski, cinleri ruhundan uzaklaştırır. Bakış açısı değişmekle beraber eserleri, gerçeğin hep aynı çoşkulu ve acı veren arayışı içerisindedir.