#Okudum
#KitapYorum
#KayıpKıta
#CenkKayakuş
#KanonYayınları
#Roman
#484sayfa
Merhaba arkadaşlar,
Bugün sizlere Kanon Yayınları'ndan çıkan Cenk Kayakuş'a ait "KAYIP KITA" isimli romanla geldim.
Macera romancılığında çığır açan Cenk Kayakuş bu romanla bir kez daha farkını ortaya koyuyor. Sanırım türünde marka isimlerden biri desem mübalağa etmiş olmam. Daha önce de aksiyon, hız, rekabet, gerilim türleri okumuştum. Ancak bu kurgu roman KAYIP KITA çok damardan. İnanın yaşanan her olayda kahramanımız Hakan Geda'nın anın içindeki hali ahvali üzerinizdeki kıyafetlere kadar siniyor. Yanık, kan, bomba, deniz, kum, içki, sigara kokuları sayfalardan elinize, yüzünüze sirayet ediyor sanki. Gerçeğin komplo teorisi ancak bu kadar örtüşebilir birbiri üzerine. Bir an sahi olabilir mi dediğim sorularda öncesinde mesnetsiz gördüğüm HAARP teknolojisi var mıydı? diye düşündüğümde, İstanbul depremi bu yöntemle yerle bir oldu romanda. Öylesine gerçekti ki herşey..! HAARP Amerika Birleşik Devletleri ve Alaska Üniversitesi işbirliği ile yürütülen gizli bir proje. Projenin çıkış noktası iklim değişimlerinde hayli etkili bir atmosfer tabakası olan iyonosferin özelliklerini ve davranışlarını araştırmak. İklim kontrol, yapay deprem tetikleme gibi konulara hizmet ediyor. Bu açıkamadan sonra konuyu spoi vermeden anlatmak isterim.
Roman üç bölgede yaşanan komplo teorilerini destekleyerek ilerliyor. İstanbul Dolmabahçe Sarayı, Moğolistan Gobi Çölü ve Şanlı Urfa Göbeklitepe.
Başlangıç İngiliz araştırmacı Churchward'ın Mustafa Kemal Atatürk ile şahsi olarak kayıp kıta Mu hakkında yazışıyorlar. Hatta kıtanın varlığını destekleyen, insanlığın yeryüzüne yayılış hikâyesini allak bullak eden tabletlerin varlığından söz ediyor araştırmacı. 1930'larda Atatürk Türk Tarih Tezini ilk kez ortaya atarak Türk