Hayat
Hayat içinde olduğum bir serap, Uçucu, sonu bir avuç türap, Küskün bir lezzet, çürük bir haz! Bayata kurulu bir rutin, bir cihaz!
1000Kitap
Kayboluş
İster cennete çevir istersen de cehenneme çevir. Yol senin gitmek isteğin yere git. Gitmesen de olur Bilmediğimiz bir dünya da yaşıyoruz. Etrafımız dikenli tellerle örülmüş. Gidilecek yol yok. Serap görüyorsun. Kulaklarına ses verme Gözlerine de inanama Kalbine ses ver Biz buraya ait değiliz... ONUR BOZKURT ✒️
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
(ÖĞRETMENLİK DESTANI)
BU MESLEKTE BEN Gözümü kapadım maziyi hayal ettim Bu yıl meslekte otuz altıyı tamam ettim Mazide inanın bütün hazları hissettim Dedim hep ne varsa elimde bu benim kısmetim Zenginim ben , kârım paha biçilmez anılarım Sermayem herkese nasip olmaz ogretmenliğim Seviyorum sizi hayata atılan sevgili öğrencilerim Onların her biri birer cevher, canlarım cananlarım Allah razı olsun hep yanımda oldu arkadaşlarım Ne mutlu Bana ki, onlardan güzel anılar saklarım Bu vatani ileriye götüren yoldaşlarım gönüldaşlarım Her şey gönlünüzce olsun benim değerli arkadaşlarım Her bir ağızdan bagîrarak 6 dee dediniz Farklı farkında ve ezber bozan oldunuz Kiminiz türünün ilk ve son örneği oldunuz Kiminiz Deli kiminiz akıllı (!) oldunuz Nursel Mine Halime Cevher oldunuz Her yıl cıvıl cıvıl sınıflara doldunuz Aylın Canan Sezen Vildan oldunuz Hilal Merve Zehra Hülya Serap Tuba oldunuz İyi ki öğretmenim sevdiklerim hep benimle oldunuz Kemal Kartal
Kapalı gişe
​Bu sevdanın bir mevsimi var mıydı sahi, Yoksa ben miydim onu zorla bahara eş kılan? Söyle, senin için neydi bu aşkın tek bir harfi, Ben miydim yok yere koskoca bir anlam yaratan? ​Gerçekten yaşandı mı bitti dediğimiz o günler, Bir hayal, bir rüya, bir serap mıydı yoksa? Belki de yalancı bir bahardı bizi aldatan, Geriye sadece ayazı ve kışları kalan... ​Sahi, tek kişilik, kapalı gişe bir oyun muydu bu? Her rolünü yalnız oynadığım, sessizce sustuğum... Söylesene, hiç yaşanmamış bir masal mıydı dinlediğim? Sen... Sen hiç sevdin mi beni gerçekten, Sevebildin mi ömrünü adadığın ben gibi? #İlkimM.K
“sevdan serap gibi göründü gözüme”
Serap
Çırılçıplak bir ovanın içinde, terk edilmiş bir istasyondaydım. Duvarlar, pencereler, raylar katar görmeyeli o kadar olmuştu ki memurlar artık üniformalarını bile giymiyorlardı. Yolcular, ne geldikleri ne gidecekleri yeri hatırlıyor, duvarların köşelerinde yaşlanıyorlardı. Taşlardan kuleler yapıyor, intihar ediyorlardı. Nihayet çürüyüp kuşlara yem olan cesetlerinden geriye bir parça çaput kalıyordu. Ovanın ıssızlığı, bütün canlıların yüreğindeki terk edilmişliği öyle büyütmüştü ki artık kuşlar ötmüyor, köpekler ulumuyordu. Zaman bütün anlamı yitirmiş, isimler, kimlikler bir takım hayaletler olmuştu. Uyanılan bütün sabahlar sanki başka bir ömürden günlerine karışmış gibi yabancı, yatılan bütün uykular suyunu döküp kurumuş bir rahim gibi karanlık ve boğucuydu. Birbiri ardına uykuya yıkılan gövdelerden ateş gibi sıcak kan kokusu tüttüyordu. İşte tam o an, Bir oyuktan burnunu uzatmış Akıp geldikçe pullu derisi parlayan bir yılan gibi, uzun bir katar kara dumanlar tüküre tüküre ovanın ıssızlığından sökün etti. Nasır tutmuş rayların etini kazıyıp ateşler saçarak istasyonda durana kadar, Karnı üzerinde sürünen bir yılan tahayyül etmek bile kabil değildi.