Kayboluş
İster cennete çevir istersen de cehenneme çevir. Yol senin gitmek isteğin yere git. Gitmesen de olur Bilmediğimiz bir dünya da yaşıyoruz. Etrafımız dikenli tellerle örülmüş. Gidilecek yol yok. Serap görüyorsun. Kulaklarına ses verme Gözlerine de inanama Kalbine ses ver Biz buraya ait değiliz... ONUR BOZKURT ✒️
"Aç bir insana bayrak sallamak, ona ekmek vermek yerine serap göstermektir. Midesi boş olanın zihninde vatan, sadece adalet ve aş bulabildiği kadardır."
1000Kitap
Reklam
(ÖĞRETMENLİK DESTANI)
BU MESLEKTE BEN Gözümü kapadım maziyi hayal ettim Bu yıl meslekte otuz altıyı tamam ettim Mazide inanın bütün hazları hissettim Dedim hep ne varsa elimde bu benim kısmetim Zenginim ben , kârım paha biçilmez anılarım Sermayem herkese nasip olmaz ogretmenliğim Seviyorum sizi hayata atılan sevgili öğrencilerim Onların her biri birer cevher, canlarım cananlarım Allah razı olsun hep yanımda oldu arkadaşlarım Ne mutlu Bana ki, onlardan güzel anılar saklarım Bu vatani ileriye götüren yoldaşlarım gönüldaşlarım Her şey gönlünüzce olsun benim değerli arkadaşlarım Her bir ağızdan bagîrarak 6 dee dediniz Farklı farkında ve ezber bozan oldunuz Kiminiz türünün ilk ve son örneği oldunuz Kiminiz Deli kiminiz akıllı (!) oldunuz Nursel Mine Halime Cevher oldunuz Her yıl cıvıl cıvıl sınıflara doldunuz Aylın Canan Sezen Vildan oldunuz Hilal Merve Zehra Hülya Serap Tuba oldunuz İyi ki öğretmenim sevdiklerim hep benimle oldunuz Kemal Kartal
Kapalı gişe
​Bu sevdanın bir mevsimi var mıydı sahi, Yoksa ben miydim onu zorla bahara eş kılan? Söyle, senin için neydi bu aşkın tek bir harfi, Ben miydim yok yere koskoca bir anlam yaratan? ​Gerçekten yaşandı mı bitti dediğimiz o günler, Bir hayal, bir rüya, bir serap mıydı yoksa? Belki de yalancı bir bahardı bizi aldatan, Geriye sadece ayazı ve kışları kalan... ​Sahi, tek kişilik, kapalı gişe bir oyun muydu bu? Her rolünü yalnız oynadığım, sessizce sustuğum... Söylesene, hiç yaşanmamış bir masal mıydı dinlediğim? Sen... Sen hiç sevdin mi beni gerçekten, Sevebildin mi ömrünü adadığın ben gibi? #İlkimM.K
Bütün dünyâya küskündüm, dün akşam pek bunalmıştım; Nihayet, bir zaman kırlarda gezmiş, köyde kalmıştım. Şehirden kaçmak isterken sular zaten kararmıştı, Pek ıssız bir karanlık sonradan vâdiyi sarmıştı. Işık yok, yolcu yok, ses yok, bütün hılkat kesilmiş lâl... Bu istiğrâkı tek bir nefha olsun etmiyor ihlâl Muhîtin hâli "insâniyyet"in timsâlidir, sandım; Dönüp mâzîye tırmandım, ne hicranlar, neden andım! Taşarken haşrolup beynimden artık bin müselsel yâd, Zalâmın sinesinden fışkıran memdûd bir feryâd, 0 müstağrak, o durgun vecdi nâgâh öyle coşturdu Ki vâdiden bütün, yer yer, enînler çağlayıp durdu. Ne muhrik nağmeler, yâ Rab, ne mevcâmevc demlerdi; Ağaçlar, taşlar ürpermişti, gûya Sûr-i Mahşerdi! -Eşin var, âşiyanın var, baharın var, ki beklerdin; Kıyâmetler koparmak neydi, ey bülbül, nedir derdin ? 0 zümrüd tahta kondun, bir semâvî saltanat kurdun; Cihânın yurdu hep çiğnense, çiğnenmez senin yurdun, Bugün bir yemyeşil vâdi, yarın bir kıpkızıl gülşen, Gezersin, hânmânın şen, için şen, kâinatın şen. Hazansız bir zemin isterse, şâyed rûh-i ser-bâzın, Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-i pervâzın. Değil bir kayda, sığmazsın - kanadlandım mı - eb'âda; Hayâtın en muhayyel gayedir ahrâra dünyâda, Neden öyleyse mâtemlerle eyyâmın perîşandır? Niçin bir damlacık göğsünde bir umman hurûşandır? Hayır, mâtem senin hakkın değil... Mâtem benim hakkım: Asırlar var ki, aydınlık nedir, hiç bilmez âfâkım!
“sevdan serap gibi göründü gözüme”
Reklam
Reklam