Kitap henüz basılmadan önce bir grup arkadaşla birlikte okudum bu kitap benim ilk pr’ım olması sebebiyle yeri bende her zaman ayrı bir öneme sahip olacak bir de bu grup dolayısıyla çok güzel arkadaşlar tanıdım hepsine canıgönülden teşekkür ederim.
Kitabı basıma girmeden önce okumuş olmak ‘’ acaba gelecek kitapta heyecanımı kaybeder miyim ? korkusu düşürmüştü içime ; fakat yanılmışım daha bir heyecanla kitaba sarıldım ve her okumamda bir çok yeni detay keşfettim .
Güç, adalet ve insan doğası…. seçilmişlerin dünyasında bir başkaldırı ‘’seçkinler’’ bize ne anlatıyor? Gelin, bu seçilmiş dünyanın arkasındaki karanlığa birlikte bakalım.
İyi ve kötü taraf diye bir betimleme yapamıyorum baskıcı bir sistem sadece tepedekilerin zalimliğiyle değil alttakilerin çaresizliği ve kabullenişiyle de beslenir. kitapta hata yapan korkan ve hatta güçle zehirlenen karakterleri olması hikayeyi çok gerçekçi kılmış. Can Gözek bize pelerinli kahramanlar kötü karakterler sunmamış; aksine her bir karakterin elini kana güce veya çaresizliğe buladığı son derece gerçekçi portreler çizmiş .
seçkilerin arasında çatlaklar olması gücün getirdiği o lüks hayatın içinde bile vicdan azabı çeken sitemin yozlaşmışlığını fark eden ama kurulu düzeni ve canını kaybetmekten korkan karakterler ise kitaba derinlik katmış O koltuğu korumak adına neleri feda edebildiklerini okumak gerçekten sürükleyiciydi.
Her kitabın tabi ki nazarı olmalı ; romanda ki bazı diyalog sorunları yer yer tempomu düşürse de ‘’şimdi ne olacak?’’ sorusu kitabın elimden düşmemesini sağladı. Bu evrende Kimse güvende değil ve kimse göründüğü gibi masum değil güç dengesi değiştikçe karakterler gerçek yüzünü gösteriyor maskeler düşüyor ;geriye sadece hayatta kalma ya da hükmetme arzusu kalıyor.
Kitabın kapağını kapattığımda aklımda sadece