Hatta Müslüman kadını mutluluğa , rızaya , sükûnete , şeref duymaya sevkeden , onun değerini ve yerini yücelten bir husus daha vardır :
İslâm annelik makamını babalık makamının üstünde tutmuştur.
Şuurlu Müslüman kadın, Ramazan ayında başka aylar gibi olmayan bir ayın gölgesinde bulunduğunu hisseder. O ayda salih amellerin sevapları kat kat artırılır, hayır kapıları ardına kadar açılır. O ayda oruç Allah rızası için tutulur, karşılığını mükâfatını O verir. O lütfu bol, nimetleri çok, bağışlayıcı olan Allah Teâlâ'nın vereceği mükafat tarif edilemeyecek, anlatılamayacak kadar yüksekliktedir. Aziz ve Celil olan Allah Teâlâ hadis-i kudside şöyle buyurur:
"Ademoğlunun her amelinin karşılığı kat kat verilir. Bir hasene (iyilik) on katından yediyüz katına kadar mükafatlandırılır. Yalnız oruç müstesna; onun mükafatım ben veririm. Zira yemesini ve nefsani arzularını, sırf benim için terkediyor. Oruçlu için iki sevinçli an vardır: Biri iftar ettiği, diğeri de Allah'a kavuştuğu vakittir. Ağzının kokusu da Allah Teâlâ nezdinde misk kokusundan daha hoştur. " ( Müslim)