Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Allah'ın ve Hazreti Muhammed'in adının altına pala koymak hangi Müslüman'ın aklına gelirdi?!
Bir bayraktan çok, İslam'ı savaş silahı olarak kullanmaya yeminli bir birliğin sembolünü gördü Fehmi. Ama aslında gayet normaldi, çünkü İngilizlerin kurduğu bir ülkeydi Suudi Arabistan. Suudiler çölde çadırlarda dağınık kabileler halinde yaşadıkları 1905'ten beri öyle sıkı fıkıydılar ki İngilizlerle, İslam anlayışları Vahabilik adı altında İngilizlerin öncülüğünde gelişmişti. Bayraklarındaki o palanın yeri sanki kurulma amaçlarının simgesiydi. Çok uzun zamandır Hıristiyanların hükmettiği, deforme bir anlayışla yaşıyorlardı dinlerini.
Zifiri karanlıktaydılar.
Tarihleri unutturularak köksüzleştirilen kültürler değersizlik hissi ile birliklerini kaybediyorlar, insanlıklarını unutuyorlardı. Evren ve dünya ile ilgili cahiller tarafından İncillere yazılmış saçma sapan yanlışların ortaya çıkmaması için Kilise'nin öldürdüğü insanları düşündü Fred. Yaşanmışlıkları deforme edip geçmişin hakikatlerini kendi çıkarlarına göre manipüle edenleri düşündü... Kendi kendine sürekli yalan söyleyen bir uygarlığın, geçmişini artık bilmiyor olması ne kadar da doğaldı. Yalan üstüne yalan koyan biri gerçeği hatırlayamazdı. O kadar çok yalan vardı ki tarihte artık doğru kayıptı.
Sizin yönetiminiz çevresindekilerin cahilliğinden beslenir durur. Bilgiyi ortaya çıkarmaya çalışanlarla dalga geçmek atalarınızın keşfettiği bir yöntemdir. Pek de işe yarar, çünkü birini susturmanın en kısa yolu onu utandırmaktır.