Eksikliklerimize odaklanıp inancımızı kaybedersek yeteneklerimiz asla var olamaz. Beslemek lazım, eksikliği ne olursa olsun, insanı beslemek lazım. Kolay değil ama başardığınızda hayatınızda keyif aldığınız her şeyden daha keyifli, daha huzurlu olacaksınız.
Ne tuhaftı, mutluluk beyni bakterilerden koruyan en temel şeydi aslında ama kopyalandıkça anlamsızlaşan, sahteleştiğinde zehirleyen ve içinden çıkılmaz bir arayışa dönüşen tek duyguydu. Mutluluk beyni bir kalkan gibi korurken, sahtesi resmen adım adım öldürüyordu beyni.
İnsanlık, aradığını asla bulamayacağı yerlerde, arayışta kaybolmuştu. Her bar, hayatının aşkını arayanlarla doluydu, bulabilecekleri tek şey kimliksizliğin rehberliğinde samimiyetin sömürüldüğü ilişkilerdi, aynı makyajı çıkınca kendisi olamayan bir kadın gibi.
"Çünkü korkuyorlar. O kadar gerideler ki gelişimi engellemezlerse iyice geride kalmaktan, başka hiçbir şekilde önemli olamamaktan, ciddiye alınmamaktan korkuyorlar. İşte bu yüzden her yerde, her karanlıkta insanlığı bir adım daha geriye götürebilmek için, ışığı bir derece daha örtebilmek için pusuya yatmış durumdalar."