sera

sera
@serasty_
pulvis et umbra sumus
'kendi krallığını başkasına teslim etti.' demişti kraliçe bana. 'daha fazlasını almak için açgözlülüğüyle binlerce insanın hayatına mal oldu. açgözlü ejderler yıllarca uyur; ama açlıkları asla değişmez. onu bulmak zorundayız. ölüler adalet bekliyor, yaşayanlar da öyle.'
Sayfa 25·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

sera

, bir kitap okudu
10/10
·368 syf.·
24 saatte okudu
·
Okunma: 14 Mart 2026 22:32
·
2026 8. kitabı
Jason Rekulak
8.3/10 · 233 okunma

sera

, bir kitap okudu
9/10
·418 syf.·
4 günde okudu
·
Okunma: 09 Mart 2026 22:09
·
2026 7. kitabı
Casey McQuiston
8.2/10 · 1.225 okunma
"o akşam için özür dilerim," dedi henry. "o sözleri duymaya hazır değildim. o göldeki akşam... gerçekten de söyleyeceğini düşündüğüm ilk seferdi. panik oldum, saçma ve vicdansızca bir davranıştı, tekrar yapmayacağım." "yapmasan iyi olur," diye karşılık verdi alex. "yani demek istediğin... benimle misin?" "demek istediğim," diye lafa başladı henry, öfkeli olmasa da kaşları çatıktı ama kelimeler ağzından dökülmeye devam ediyordu. "ödüm kopuyor evet, normal bir hayat yaşamıyorum ama senden vazgeçmeye çalışmak neredeyse ölümüme sebep oluyordu. bu sabah uyanıp sana baktım ve bir karar verdim: artık hayatımı idare etmeye çalışarak geçirmeyeceğim. bir gün dünyaya duyurabilecek miyim bilmiyorum ama... bunu istiyorum. eğer bu lanet dünyaya bırakacağım bir miras varsa, bunun doğru düzgün olmasını isterim. sana kendimi sen ne şekilde kabul etmek istersen o şekilde sunuyorum ve bunu hayatında yaşanabileceğin en büyük şans olarak görmeni diliyorum. eğer sabredip bekleyebilirsen, bunu gerçekleştirmeme yardım etmeni istiyorum. "
Sayfa 267·Kitabı okudu
"Tabii, kesin öyledir," dedi Henry dalga geçerek. "Hayır, dur biraz," diye devam etti Alex. "Birinin... birinin ses çıkarmasını sağlayacağım." Yataktan inip Mısırekmeği'nin kafesine yaklaştı. Hem ölümle yüz yüze geliyormuş hem de kendini kanıtlamak zorundaymış gibi hissediyordu. Bu iki duygu arasında gidip gelirken kendini bulmaya alışmıştı artık. "Hmm," diyebildi. "Bir hindinin ses çıkartmasını nasıl sağlayabilirim acaba?" "Gulu gulu yapmayı dene," dedi Henry. "Bakalım karşılık veriyor mu?" Alex şaşırıp, "Ciddi misin sen?" diye sordu. "İlkbahar aylarında sürekli hindi avına çıkıyoruz biz," diye bilgelikle açıkladı Henry. "İşin püf noktası hindinin aklına girebilmek." "Bunu nasıl yapacakmışım peki?" "Pekâlâ," Henry talimat vermeye başladı. "Dediklerimi yap. Hindiye bayağı bir yaklaşman lazım, bedenen yani." Alex, telefonunu elinden düşürmeden kafesin tellerine ulaştı. "Tamam." "Hindinin gözünün içine bak. Anladın mı?" Alex, Henry'nin kulağına fısıldadığı talimatlara uydu. Ayaklarını yere sağlam basıp dizleri üzerine çökerek Mısırekmeği'yle göz seviyesine geldi. Katil kuşun boncuk boncuk siyah gözlerine bakınca bir ürperme hissetti. "Evet." "Tamam, bakmaya devam et," dedi Henry. "Hiç bozma. Hindiye bağlan, güvenini kazan... Dostu ol..." "Tamam..." "Majorca'dan güzel bir yazlık al ona..." "Ya siktir nefret ediyorum senden!" Alex, Henry'nin kahkahaları arasında bağırmaya başladı. Yüksek ses ve el kol hareketleri hayvanı korkutunca Mısırekmeği bir an yüksek sesle gulu gululadı. Buna karşı Alex de pek erkeksi olmayan bir çığlık attı. "Kahretsin! Duydun mu bunu?"
Sayfa 78·Kitabı okudu