M.Müftüoğlu da, Yalan Söyleyen Tarih Utansın adlı bir dizi kitabının 2.cildindeki 'İsmet Paşanın Sakarya Savaşı'ndaki Yeri' başlıklı yazısında şöyle diyor:
"İsmet (İnönü) Paşa Sakarya Savaşı sırasında Batı Cephesi kumandanıdır ama bir iddiaya göre, Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşa, Sakarya Savaşı'nda fiilen yoktur! Peki nerededir? Halide Edip Adıvar'ın hatıratına göre İsmet Paşa, Sakarya Savaşı sırasında bir tahta sandalye üstünde uyuyakalmıştır!" (M.Müftüoğlu, 2.C., s.261-264)
İsmet Paşayı, çok özel bir uyku sineği ısırmış herhalde. Yoksa bir insan 22 gün ve gece uyur mu?
Bir de Halide Edib'i dinleyelim. H.Edib, Türkün Ateşle İmtihanı adlı anılarında, Sakarya Savaşı'na 17 sayfa ayırmıştır. (s.191-207) İsmet Paşadan büyük bir saygı ve sevgiyle söz edilen anıların 196. sayfasında şu iki cümle var:
"O akşam yemekten sonra, Albay Arif ile beraber, M.Kemal Paşanın odasında oturduk ve sabahın beşine kadar subaylar, durmadan raporlarını getirdiler. Arada bir İsmet Paşa geliyor, yorgun bir halde, bir tahta sandalyenin üstünde uyuklaya kalıyordu."
Müftüoğlu, işte bu iki cümleye dayanarak, İsmet Paşanın, Sakarya Savaşı'nı uyuyarak geçirdiğini ileri sürüyor.
Müftüoğlu'nun tarihi de böyle.
Vicdan ve sağduyu sahibi olmadan, tarihçi olunabilir mi?