📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mustafa Kutlu'ya daha önce hiç duymadıkları için tepki gösteriyorlarsa amenna, araştırır öğrenirler. Bilinçli yapılıyorsa eğer, Kutlu'nun şahsında milletin değerlerine hücum ediliyor. Anadolu'ya, vatan sevgisine, imana... İşte o zaman okuyup öğrenmek gibi bir telafisi yok. Keşke cahillikten olsa. Kanı bozukluk bu.
Zamanının yektâsı bir hakîm vardı. Henüz bıyıkları terlememiş bir delikanlı kapısını çaldı: "Bana bugün de yarın da derd-i maîşet çektirmeyecek bir sanat söyle, bir hüner bellet." diye rica etti. Hakîm gence şöyle bir nazar edip, bir müddet düşündü. Sonra tane tane konuşmaya başladı: "Evlâdım sana iki şey söyleyeyim. Evvela, dert çekmemek elde değil. Lâkin bu dünyanın da, içindekinin de derdi çekilesi değil. Mâdem dert sahibi olmamak elde değil, en büyük yerin ve en büyük yârin derdiye dertlenesin. İkincisi, her devirde akçe yapacak hüneri bulmak da elde değil. Bugünün akçe eden hünerine yarın kalp akçe bile vermezler. Ama o kimseyi hep el üstünde tutarlar ki şu üç vasfı vardır: Dürüsttür, istikametinden şaşmaz; kanaatkârdır, eli ile kazandığına razıdır; gayretlidir, çalışmaktan hiç geri durmaz."
Geçim derdi tek telaşımız olunca hakkımızdaki muradı ve bize biçilen esas görevi anlama derdine düşmedik, düşsek de bunun yapıp ettiklerimizle alakasını kuramadık. Hayatlarımız, her birisi ayrı tarz ve çevrelerden oluşan ikili, üçlü kompartımanlarda yaşadığımız bir bulamaca dönüştü.