Gece, geçmişin karanlık sokaklarında, hatıraların kokusu sinmiş eşyalarda, sarı kahverengi lekelerle kaplı albüm fotoğraflarında, her adımda kederle inleyen ahşap merdivenlerde kendi masalını ararcasına uzayıp durdu. Konaktaki sessiz dışarıdaki gürültüden daha büyük bir şiddetle ruhumu ele geçirmişti, bir şeyler olmasını bekliyordum bu gece, zaman geçtikçe içimde büyüyen ağırlığı kaldıramaz hale geldim herkes kendi dünyasına çekildi.
Her şeyden uzaklaşıp kaçıp gitmek istediğinde dünya küçülür, küçülür ve daracık bir kapana dönüşür. Zihnini kaplayan karanlık leke güzel anların izlerini bir bir silerken, şarkılar ağır ağır susar.