Ama en azından sıradan, rensiz, duygulardan uzak geçmedi. Bu bipolar aşk ve annem, beni tıpkı belleğim gibi, annemle hem aynı hem farklı olmuşuz gibi benzersiz yaptı.
Ömrümü dolu geçmişe benzetti.
Anneme göre zaten yakın arkadaş diye bir şey olmamalıydı çünkü yakın arkadaşlık imkansız bir ilişkiydi. Tarih yakın arkadaşının ihanetine uğramış insanların hikayeleriyle doluydu.
Narsist, kendisine hayran, itaatkar, her an ihtiyaçlarını karşılamaya amadr bir partner olmadan kendisini tamamlanmış hissedemez… çünkü tüm evreni kendi zihninde taşır. Dünyasındaki insanları da kendi benliğine özümsediğinden, onlar içindeki birtakım nesnelerden ibarettir, dış dünyaki varlıklar değil…