Baraka, insan duygularını emer ve bunları kendini genişletmek için enerjiye dönüştürürdü. Bu yüzden barakalar arasında boşluk bırakılmıştı, her birinin genişlemek için alana ihtiyaç vardı.
“ Ama canla başla su birikintilerine daldı, ortalarına ortalarına, zikzaklar çizerek birikintiden birikintiye dolaştığı, hatta bir keresinde, karşı kaldırımda özellikle güzel, kocaman birikinti gördüğü için kaldırım değiştirdi, şapırtılar çıkaran dümdüz tabanlarıyla ortasından geçti, öyle bir su fışkırdı ki vitrinlere, park edilmiş arabalara, kendi pantolonunun paçalarına, nefis bir şeydi, o ise bu küçük, çocuksu yaramazlığın büyük, yeniden kazanılmış bir özgürlükmüşcesine tadını çıkarıyordu.”