“İş denilen, toplumun daha fazla çalışma alanı yaratmaya devam etmesini gerektirecek kadar matah bir şey mi? Üretkenliği son derece geliştiği bir toplumda bile, neden hâlâ herkesin hayatları boyunca çalışmak zorunda olduğu düşünülüyor?”
“Müzikte ahengin kulağa hoş gelmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olmadı gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz.”
“-Herkes kendi anlamını bulmalı. Ayrıca bir kişinin hayatı, bulduğu anlama göre değişir.
- Evet
-Ama bulamıyorum.
-Neyi?
-Anlamı. Nerde aramalıyım ki? Hayatımın anlamı sevgide mi? Gerçek bir dostlukta veya bir kitapta mı? Bu kitap evinde mi? Bilmiyorum çok zor.”