duru

BİRİ HEATHCLIFF’E PAPATYA ÇAYI VERSİN
Puan vermedi·500 syf.··
2026 1. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Ocak 2026 18:54
Yani diğer İngiliz klasiklerinden çok farklı bir kitap ama karakterlerin bu kadar dramatik ve uç noktada konumlandırılmasını okumaktan çok keyif alamadım. Heathcliff kadar karanlık bir karakter zor bulunur.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Martı Yayınları · 201257,8bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aradığımız Lilith’e ulaşılamıyor…
5/10
·%66 (80/120 syf.)·
80. Sayfada bıraktım. Lamia’yı Lilith ile özdeşleştirmek Lilith’e ve onun taşıdıklarına bir hakaret gibi. Kitabın ana kurgusu çok güzel düşünülmüş fakat içi boş geldi ne yazık ki. Habil ve Kabil’in hikayesi ve Lilith’le ilgili mitler zaten derinliği olan hikayeler bunlar çıktığında geriye bir hiç kalıyor ki zaten kurguyla birleşme şekli de eksik. Karakterler suretine büründürülmek istendikleri karakterlere benzemiyorlar. Kargalarla bağlantıyı çözemedim biraz gotik olsun, karanlık dursun diye eklenmiş gibi. Arkasını ve girişini okuyunca çok heyecanlanmıştım çünkü görmek istediğim insanoğlunun büründüğü rollerin farkında olan, sadece tezahürünü değil gölgesini de kabullenmiş gerçekten Lilith’e benzeyen derin bir karakterdi. Aynı şekilde Habil ve Kabil’in hikayesinde olduğu gibi kardeşlerin arasındaki o yeşerden düşmanlığı, Kabil’in kıskançlığını derinleşmiş bi şekilde görmek isterdim. Zaten kitap tüm bunları layığıyla işlemek için çok kısa. Fakat kendi adıma 80 sayfanın bile zaman kaybı olduğunu söyleyebilirim.
LilithEsra Pekin · Sel Yayıncılık · 2022517 okunma
Ruhun İsyanı ve Özgürleşme Tutkusu
7/10
·176 syf.··
2025 5. kitabı
·
19 günde okudu
·
Okunma: 23 Eylül 2025 16:05
(Spoiler vardır) Vejetaryen oldukça çarpıcı fakat bunu çok da hissettirmediği bir yerden okurla bir araya geliyor. Kitabın üç bölümünde de aslında aynı temaların farklı insanlarda tezahür ettiğini görüyoruz. Yonğhe’nin rüyaları hissettiği baskı ve şiddetin bir dışa vurumu, vejetaryen olması ise patriyarkanın kadına dayattığı rollerden bir sıyrılma biçimi. Bedeni ve kimliğini geri alma arzusu. Fakat bunu yapması bile toplum nezdinde kabul görmüyor. Yadırganıyor. Enişte, Yonğhe’nin bedenini bir “sanat malzemesi” ve kendi baskılanmış doğasından bir kaçış olarak görüyor. Onu boyamak, kaydetmek, sergilemek istiyor. Bu, toplumda kadın bedeninin erkek bakışına indirgenmesinin güçlü bir metaforu. Kadın burada özne değil, pasif bir nesneye, hatta bir araca dönüşüyor. Yonğhe’nin arzusu, “insan bedeninin zincirlerinden kurtulup doğaya karışma” iken; eniştenin arzusu, bu süreci kendi erotik fantezisine indirgiyor. Sosyolojik açıdan bu, patriarkal toplumun kadının özgürleşme çabasını dahi nasıl sömürdüğünün bir göstergesi. Son bölümde, Yonğhe’nin insan kimliğinden çıkıp ağaç olma isteği, özgürleşmenin en uç ama aynı zamanda en yıkıcı biçimi. Ablanın bakışı ise Yonğhe’nin seçimini anlamaya çalışırken hissedilen hayranlık ve korkuyu aynı anda yansıtıyor. Aslında derinlerde Yonğhe’yle empati kuran ablası onun özgürleşme çabasını tam olarak kavrayamasa bile, kendi iç dünyasında bir çatışmaya giriyor.
VejetaryenHan Kang · April Yayıncılık · 20259,7bin okunma
Ölmek İstiyorum ama Hala Tteokbokki Yemek İstiyorum
7/10
·152 syf.··
2025 2. kitabı
Bir önceki kitabın devamı niteliğindeki bu eserde, birkaç saatliğine yeniden Baek Sehee ve onun iç dünyasına tanık oluyoruz. Yazar, kendisini depresyona sürükleyen kalıplaşmış düşüncelerini fark etmeye başlamış olsa da hâlâ yaralı olduğunu ve önünde gidecek yolu bulunduğunu düşünüyor. Seanslar ilerledikçe düşünce dünyasının, yaşadığı toplum ve sosyal kalıplardan da etkilendiğini çözümlemeye başlıyor. Her seansın ardından, kronik depresyonuna etki eden konularda iyileştirdiği düşüncelerini anekdotlar halinde bizimle paylaşırken, benzer sorunlar yaşayan okuyuculara da bir çeşit yol gösteriyor diyebiliriz.
Ölmek İstiyorum ama Hâlâ Tteokbokki Yemek İstiyorumBaek Se-hee · Nova Kitap · 20251,272 okunma