Serhan Kurt

Gözle görülür bir kinayeyle, "Sen üniversitede biyoloji okumuşsun, dedi yüksek sesle. Brissenden başıyla hayır deyince çok şaşırdı. "Ama sadece Biyoloji ile temellendirilebilecek olgulardan bahsediyorsun," diye ısrar edince de boş bir bakışla ödüllendirildi. " Vardığın hükümler, okuduğun kitaplarla paraleldir mutlaka."
Sayfa 322·Kitabı okudu
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Müesses nizamın sürekliliği işte böyle sağlanır," diye cevabı yapıştırdı Martin, editör milletine karşı harareti giderek artıyordu. "Olan şey sadece doğru değil, aynı zamanda mümkün olanın en iyisidir. Bir şeyin var olması, varlığını sürdürecek kadar güçlü olduğunun göstergesidir. Vasat insan şuursuzca inanır ki var olan durum, sadece mevcut koşullar için değil, bütün koşullar için geçerlidir. Tabii insanların böyle saçma şeylere inanması cahilliklerinden ileri geliyor ve cahillikleri, Weininger tarafından tanımlanan henidik (Ön düşünce. Kulaktan dolma bilgilerden edinilen düşünce) zihinsel süreçten başka bir şey değil. Düşünebildiklerini sanan bu düşünce fakirleri, hakikaten düşünebilen üç beş kişinin hayatını belirliyor üstelik."
Sayfa 307·Kitabı okudu
1000Kitap

Serhan Kurt

, bir kitap okudu
Puan vermedi·134 syf.·
2023 4. kitabı
Samuel Beckett
8.3/10 · 10,1bin okunma
Adaptasyon? Modifikasyon?
Marian gittikten sonra bu olay üzerine derin derin düşündü ve kız kardeşiyle nişanlısını, kendi sınıfıyla Ruth'un sınıfının mensuplarını; yani kendi küçük hayatlarını dar kafalı küçük formüllerle yaşayanları, bir araya toplaşmış sürüler dışında var olamayan varlıkları, yaşamlarını başkalarının düşüncelerine göre kalıplara sokanları, kölesi oldukları çocuksu kurallar nedeniyle gerçekten yaşamayı ve birey olmayı beceremeyenleri düşününce bir iki kez acı kahkahalara boğuldu. Onları adeta bir geçit törenindeymişler gibi tek tek gözlerinin önüne getirdi: Bernard Higginbotham'la Bay Butler kol kola, Herman Von Schmidt ile Charley Hapgood yanak yanağa geçiyor, kitaplardan edindiği ahlak ve kavrayış standartlarına göre Martin tarafından değerlendirilip azat edildikçe birer ikişer gelip gidiyorlardı. Boş yere soruyordu onlara Martin: O büyük insanlar, o muazzam kadın ve erkekler nerede? Çağrısına uyup küçük odasına gelen bu savruk ve özensiz, kaba ve inceliksiz, ahmak ve beyinsiz zihinlere ait görümler arasında bulamazdı aradığını. Kirke'nin domuzlara karşı hissetmiş olabileceği gibi bir tiksinti duyuyordu onlara karşı. Sonuncusunu salıverip kendini yalnız hissettiğinde, çağrılmayan ve beklenmeyen son bir tanesi daha geldi. Dar kenarlı şapkası, kare kesimli kruvaze paltosu ve kasıla kasıla yürüyüşüyle bir zamanlar kendisi olan kabadayı. "Sen de ötekiler gibiydin, genç," diye dudak büktü ona. "Senin de ahlakın, bilgin tıpkı onlarınki gibiydi. Kendi adına düşünüp kendin gibi davranmıyordun. Senin de fikirlerin, tıpkı giysilerin gibi başkaları tarafından üretilmiş; eylemlerini toplumsal onay biçimlendirmişti. Sen çetenin reisiydin, çünkü diğerleri senin gerçek olduğunu ilan etmişti. Çetenin başına geçmek için dövüştün ve geçtin, ama kendin istediğin için yapmadın bunu, hatta
Sayfa 302·Kitabı okudu
1000Kitap
Günümüz lümpen beyaz yaka hastalığı;
Aylak olmadığı halde (olunması gerekip gerekmediği tartışılır) öyle görünmeye çalışan, Jack London'un çok iyi şekilde tasvir ettiği, günümüzde sadece tahakküm edilen konuların değiştiği ve ne yazık ki tahakküm olmaya çok istekli olunan durumun özeti aşağıdaki gibidir. "Toplumdaki tüm bireyler, toplumun tüm kesimleri (daha doğrusu hemen hemen tüm bireyler ve kesimler) kendinden üstün olanları taklit eder. En üstünler kimdir? Aylaklar, zengin aylaklar. Kural olarak bunlar çalışan kimselerin bildiği şeyleri bilmez. Bunlara dair konuşmalardan sıkılacakları için aylaklar bu tür sohbetleri işten bahsetmek diye karalayıp uygunsuz olarak ferman etmiştir. Yine iş kapsamına girmeyen, yani üzerine konuşulması münasip konuları da ferman ederler ki bunlar son operalar, yeni çıkmış romanlar, iskambil oyunları, bilardo, davetler, otomobiller, at yarışları, alabalık ve orkinos balıkçılığı, avcılık, yatçılık ve yaz bir kenara, bunlar da aylakların bildiği şeylerdir. İşin en komik tarafıysa akıllı insanların ve akıllı gibi görünenlerin çoğu aylakların kendilerine bu şekilde tahakküm etmesine izin verir. Bense bir kişinin en iyi şeyi neyse onu almak isterim, sen ister buna işten bahseden kaba adam de, ister başka şey."
Sayfa 273·Kitabı okudu
1000Kitap