serhat yaman

serhat yaman
@serhatyaman
Puan vermedi·208 syf.··
2021 62. kitabı
·
39 günde okudu
·
Okunma: 24 Eylül 2021 23:27
Kitap üç bölümden olusmakta olup ilk bölüm yazarın bizzat İkinci dünya savasinda toplama kamplarında esir edilişinden ve orada yaşadığı üç yıllık deneyimlerinden bahseder. İkinci bölüm kendi psikiyatri alanındaki buluşu olan logoterapi yi ele alır üçüncü bölümde ise trajik iyimserlik üzerine yaptığı konuşmaları aktarmıştır. Yazar bizzat yaşayarak,hisssederek kendi mesleğini olgunlastirmistir. Bu kapsamda hayatı, insanı ve insanın anlam arayışı üzerinde durur. Toplama kamplarında yaşanan onca ağır şartlar her bireyde farklı şekillerde açığa çıktığını soyler. her birey kendine özgüdür,herkes için yaşamın anlamı farklıdır topyekûn ifade edilemez der. kitabın en önemli kavramı olan "anlam istenci" üzerinde durur. D.frankl der ki insan yaşama bir anlam yükleyerek en ağır koşullarda bile sağ kalabilmektedir. Anlam istenci olmayan bireyin umutları tükenmiştir,fiziksel olarak ölümüne yol açan bir şey olsa da aslında beyin ölümü önceden gerçekleşmiştir. Toplama kampında şahit oldugu yaşamları ele alarak devam eder "insan bu korkunç ruhsal ve fiziksel stres koşullarında bile tinsel özgürlüğünü,zihinsel bağımsızlığını koruyabilir!" Ve ekler :insan onuru toplama kampında bile korunabilir! Binaenaleyh ağır koşullarda bile olsa; "yaşamak için bir nedeni olan insan her türlu nasıl'a katlanabilir" diyerek Nietzche'yi doğrular.Butun bu çıkarımlar yaşam alanında sıkıntı yaşayacak her birey için önemli bir mesaj olabilmelidir. Son olarak bir deney bır grup üzerinde uygulandığında her bireyde aynı sonuç vermediği bireysel farklılıklar belirsizlesecek diyen Sigmund freud' u reddederek toplama kampındaki durumları ele alarak belirsizlesmenin olmadığı kanısına varmaktadır. Netice de kitlesel nevros(varoluş sancısı) yaşansa da bireysel kişilik yordanamazlığını koruyacaktır.
Beyaz Zambaklar ÜlkesindeGrigory Petrov · Koridor Yayıncılık · 2007124,9bin okunma
serhat yaman
İnşaallah zamanım olursa okuyacağım
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Tanrı belki bizimle de konuşur!
Anna Biz her şeye, esirgeyen ve bağışlayan, çokça esirgeyen ve çokça bağışlayan, hep esirgeyen ve hep bağışlayan rabbin adıyla başlayan adamlarız anna.büyücülerin, haramilerin, borsacıların, reklamcıların, korsanların, işgalcilerin, bankacıların elinden kurtulmamız da bundan. sanayi devriminde bile, karanlık, rutubetli, çok bağırışlı, çok nefessiz, çok sabahsız, çok aşksız, çok çiçeksiz, çok neşesiz, çok kitapsız bir fabrikada hayatta kaldık sırf bu yüzden.piyasaların hınçla dolu iniş çıkışlarına kalbimiz dayanıyor bir şekilde. kalbimiz derken, ilk gençliğimiz, sakalımız, bir kasetin iki yüzüne de ard arda kaydedip dinlediğimiz şarkımız diyorum aslında. işte böyle yaşıyoruz ve yaşamak da sana dair uzayıp giden bir özleme dönüşüyor. insaf et anna!gidelim buradan. senin masumiyetini, bilgelik zamanlarından kalma sırları, dünyanın bütün sabahlarını yanımıza alıp da gidelim. hesap etmeden, haritaya bakmadan gidelim. ölelim diyecektim az kalsın. ölmeyelim. hiç ölmeyelim anna. sarılalım diyecektim az kalsın. içimden böyle şeyler de geçiyor işte. sarılalım, dudakların… tamam sustum.gitmek istemezsen bir şiir miktarı kadar otursak diyorum. şiir kalsın istersen, sadece otursak. oturmasan da olur benimle,sadece ellerimi tut.
İnsan ve Toplum
serhat yaman
İşte böyle yaşıyoruz ve yaşamakta sana dair uzayıp giden bir ozleme dönüşüyor