Serkan Uslu

Serkan Uslu
@serkanuslu
Boşluğun İçinden
Puan vermedi·60 syf.··
2026 4. kitabı
Boşluğun İçinden, on iki öyküden oluşan bir öykü kitabı. Kitabın ikinci baskısı yapıldı. Her öyküde derin anlam var. Tıpkı kitabın, “Erken Gidene…” diye başlaması gibi. Ben şanslıyım, kafama takılan her şeyi yazarından öğrendim. Söyleşi olarak Ayna Dergi de yayınlanacak. Omuzlarında taşıdığı sorumluluklarla mücadele eden, sıkıntılar yaşayan fakat bütün olumsuzluklara rağmen ayakta duran güçlü kadınlar görüyoruz. Yazarın, toplumu ve insanları çok iyi gözlemlediği satır aralarında belli oluyor. Bazı öykülerde duygulanacak, bazı öykülerde tebessüm edecek ve kitabı keyifle birkaç saatte bitireceksiniz. Bu arada kitaptaki "Boşluğun İçinden" başlıklı öyküyü seslendirdim. Sayfamda ve YouTube de bu öyküyü dinleyebilirsiniz. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum. ALINTILAR Sayfa 13 “Zamanın gizemli odalarından insanın alacağı şekle akıl sır ermiyor. “ Sayfa 17 “Annem orada, kanepenin kenarında köşe yastığı gibi bizden habersiz oturuyor. Kim olduğumuzu bilmeden. Bakışlarımız karşılaştığında gözlerini çekerek yabancılığımızı tescilliyor bir nevi. Böyle anlarda ablamla birbirimize bakıyoruz. Çekinik, gücenmiş, çaresiz... Annesizlik vuruyor başıma, göğsüme. Karşımda heykel gibi öylece...” Sayfa 18 “Yaş almanın karşı konulamaz ağırlığı çöküyor omuzlarımıza nokta duvardaki çocukluk fotoğrafımıza bakıp acı acı gülümsüyoruz.” Sayfa 27 “İnsan bilmediği yaşantının acemisi oluyormuş. Kırk yaşındayım ama gençler kadar tecrübesiz hissediyorum burada kendimi.” Sayfa 39 “Dizlerim tutmuyor ve ruhum kaldırmıyor artık gidenlerin ardında kalmayı. Her uğurlamada atılan toprak, yüzüme yüzüme savuruyor daha da ıssızlaştığımı. İnsan, hayatı kayıplar yaşamaya başladığı yaşlara geldiğinde kavrıyor.” Sayfa 44 “Martılar, çığlık çığlığa uzatılan simitlere kapma yarışındalar. Kattıkları her simit
Boşluğun İçindenKader Menteş Bolat · Muhtelif · 202414 okunma
Reklam
Yazar Portresi ve Kağıt Ev İncelemesi
Puan vermedi
Kâğıt Ev Carlos María Domínguez – Yazar Portresi Carlos María Domínguez Carlos María Domínguez – Yazar Portresi Carlos María Domínguez, 1955 yılında Arjantin’in Buenos Aires kentinde doğdu. Genç yaşta Uruguay’a yerleşti ve yaşamının büyük bölümünü burada sürdürdü. Uzun yıllar gazetecilik yaptı; edebiyat eleştirileri, denemeler ve kültür yazıları kaleme aldı. Bu gazeteci kimliği, eserlerindeki araştırmacı, sorgulayıcı anlatımın temelini oluşturur. Domínguez yalnızca bir kurmaca yazarı değil, aynı zamanda edebiyat tarihine, kitaplara ve okuma kültürüne kafa yoran bir entelektüeldir. Okuru eğlendirmekten çok rahatsız etmeyi seçen yazarlardandır. Deneme, gazetecilik, edebi inceleme, novella türlerinde eserler vermiştir. Eserlerinde Kitap tutkusu ve bibliyofili, bilgi – delilik ilişkisi, yalnızlık ve içe kapanma, okumanın ahlaki boyutu, edebiyat gerçekten kurtarır mı? temalarını işlemiştir. Onu dünya çapında tanınır kılan eser Kâğıt Ev (La casa de papel) dir. Kâğıt Ev, 30’dan fazla dile çevrilmiş ve Domínguez’i “kitaplar üzerine yazan yazar” kimliğiyle öne çıkarmıştır. Kâğıt Ev, bu anlamda: Bir roman, Bir edebiyat manifestosu, Bir okuma eleştirisi olarak da okunabilir. Domínguez, özel yaşamını göz önünde yaşamayan yazarlardandır. Röportajlarında kişisel hayatından çok kitaplar, okuma alışkanlıkları ve edebiyatın toplumsal rolü üzerine konuşmayı tercih eder. Bu yönüyle, yazar kimliğini bireysel hayatının önüne koyar. Bilinen en belirgin yönü: sessiz, içe dönük bir yaşam, kitaplarla çevrili bir dünya, popülerlikten uzak, metin merkezli bir duruş. Bu mesafeli tutum, Kağıt Evi’ndeki entelektüel yalnızlık temasını da açıklar niteliktedir. Borges, Italo Calvino, Umberto Eco dan beslenmiştir. Metinlerarasılığı önemsemiş, akademik bilgiyi daha sade
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma
ACI, MUTLULUK VE PALYATİF TOPLUM 1
Puan vermedi·80 syf.··
2025 302. kitabı
Byung-Chul Han’ın Palyatif Toplum Günümüzde Acı kitabına, acıya ve mutluluğa değinmeden önce palyatif sözcüğünün ve palyatif toplumun tanımlarından bahsetmek istiyorum. Palyatif, “paltoyla örtmek” anlamına gelen pal/iare sözcüklerinden oluşur. Kelime manası geçici, köklü çözümü olmayandır. Tıpta tanımı, tedavisi mümkün olmayan hastaların rahatlatılması için yapılan uygulamalardır. Palyatif toplum ise acı ve toplumsal sorunlardan arınmış ya da bunlara gözlerini kapamış bir toplumdur. Byung-Chul Han palyatif toplumu, beğeni çılgınlığına kapılmış beğendim toplumu olarak tanımlıyor. Sosyal medyada yaptığı paylaşımların beğeni sayısına göre mutlu olup, takipçi sayısını anlık olarak takip eden, başkaları ne der, düşüncesiyle hayatına yön veren ve salt mutluluğa odaklanmış insanların sayısı bizim toplumumuzda da azımsanmayacak kadar fazla. Böyle bakınca “Like günümüzün ağrı kesicisine dönüşür.” Böyle dönemlerde ve böyle toplumlarda acının arındırıcılığı, iyileştiriciliği, olgunlaştırıcılığı ve Hilal Bebek’in dediği gibi acının insanı pişirici etkisi unutulur. Bundan sanat, edebiyat, siyaset ve ticaret de etkilenir. Sanat zorla beğendim korsesinin içine tıkılmaktadır. İnsanları mutlu edecek eserler önlerine sunulur. Tabii bu durum arz talep meselesidir. Palyatif toplumun insanları acıdan, cüzzamlı hastalardan kaçar gibi kaçarlar. Kadehlerini sentetik duygularla doldurup, her yudumda mutluluğu soluyup, girdapta olduğunu unutup gözleri açık derin uykulara yatarlar. Her sanat eseri, her sanatçı ve her insan metalaştırılmıştır. Tüketilecek bir meta ve emilecek kanı kalmayınca buruşturulup kenara atılacak bir tüketim ürünü haline gelmiştir. Beklenti ve son bellidir. Böyle olunca insanların beklentisi doğrultusunda sürekli üretilecek ve riske girilmeyecektir. Çünkü aynı beğeni
Palyatif ToplumByung-Chul Han · Metis Yayınları · 20244,340 okunma
Yaşamak / Yu Hua
Puan vermedi·210 syf.··
2025 301. kitabı
Çin’in yaşayan en büyük yazarlarından Yu Hua’nın yazdığı bu kitap Çin’deki rejim değişikliklerini ve toplumun bu makas değişiminde yaşadıklarını tüm açıklığıyla göz önüne seriyor. Bu sebeple kitap Çin’de yasaklanmıştır. Kitabın filmi çekilmiş, film Çin’de anında yasaklanmış ve çekilen bu film 1994 yılında Cannes Film Festivali’nde ödül almıştır. Kitabın ana karakteri zengin bir ailenin çocuğu olan Fugui’dir ve kitap onun diliyle anlatılmaktadır. Gençlik günlerini geride bırakan Fugui, yaşlı öküzüyle tarlasını sürerken tanıştığı yabancıya hayatını anlatır. Bizde Fugui’nin hayatını yabancıyla birlikte öğreniriz. Ben kitabı Jaguar yayınlarından keyifle okudum. Oldukça akıcı bir kitap. Kitabı Çince aslından çeviren Bahar Kılıç’tan bahsetmezsem haksızlık etmiş olurum. Çeviri tam anlamıyla muhteşem. Yazar yaşamında kötülük yapan herkesi bir şekilde cezalandırıyor ve intikam alıyor. Burada okurun içi eriyor ve için için mutlu oluyor desem yalan söylemiş olmam. Kitap reel hayattan kopmuyor. Gelen felaketler zaman zaman iyi kötü ayırt etmiyor. Dönem acı olunca ve toprak gözyaşı ile sulanınca coğrafyada yaşayan insanlar nasibini alıyor. Acı, kan, gözyaşı, hasret, vuslat, yoksulluk, çaresizlik… Kitabı okurken acıyı iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Kitabı okumanızı kesinlikle tavsiye ediyorum. Buraya kadar spoiler vermedim. Yazının bundan sonraki kısmında kitabın içine biraz daha fazla girmek istiyorum. Kitabın başında Fugui genç ve toy bir delikanlı. Varlıklı bir ailenin tek erkek evladı. Söylenenler kulağının birisinden girip diğerinden çıkıyor. Karısı genç, güzel ve varlıklı bir ailenin kızı. Fakat Fugui her gün kumar oynuyor, alkol alıp başka kadınlarla gününü gün ediyor. Üstelik bunu herkesin gözüne sokarak yapıyor. Sonunda ailesinin neyi var neyi yok kumarda kaybediyor.
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,3bin okunma
Kapak kızı Ayfer Tunç Can Yay. / Serkan Uslu/İnceleme
Puan vermedi·264 syf.··
2025 295. kitabı
Kitap Kapak Kızı , Yeşil peri Gecesi ve Osman üçlemesinin ilk kitabıdır. Kitap 1992 yılında yayımlanmış fakat daha sonra yazar tarafından 2004 yılında düzenlenerek yeniden yayınlanmıştır. Yazar bu durumu yeniden yazım olmadığını, özün aynı kaldığını, yeniden yazsaydı çok daha farklı olacağını belirtir. Kitap tren yolculuğunda geçer. Birbiri ile yabancı olan garson Bünyamin, bankacı Ersin ve radyo programcısı Selda’nın bakış açılarıyla kitabı okuruz. Pergelin sabit ayağı kitaba ismini veren Kapak Kızı Şebnem’dedir. Tabii kitaba ismini veren ve bir derginin kapağında hem okurun hem de kitabın içindeki karakterlerin karşısına çıkan Şebnem’i kitabın içinde görmüyoruz. Şebnem’le, kendi anlatımıyla serinin ikinci kitabında tanışacak ve daha iyi tanıyacağız. Kitapta diri görünen fakat içeriden çürümüş ve yıkılmaya yüz tutmuş ağaç gibi duran aileleri, ahlak timsali ve örnek insan görünen insanların, değer yargılarının arkasına sığınarak yaptığı zulümleri, akraba sözcüğünün akrep kökünden gelmesinden midir bilinmez, büyük yaraların akrabalar tarafından açıldığını göreceğiz. Toplumun ahlaki yargılarının, toplumsal baskının ve travmaların hayatımıza nasıl yön verdiğine şahit olacağız. Erkek ve kadına dayatılan rolleri ve kutsallaştırılan içi çürümüş düzenin eleştirisini okuyacak, insanın varoluş sancısını göreceğiz. “Yazarlar sıradan sandığımız insanları evirip çevirirler, başka bir gözle bakarak onlardan yeni insanlar yaratırlar. Bu yeni gözle biçimlenmiş insanlar, artık bizim için sıradan değildirler, birer kahramandırlar. Gerçek hayatta da gizli bir elin onları alıp yeniden biçimlendirmesini isteriz. Bir el, deriz, bizi de biçimlendirse, biz de kendi hayatımızın kahramanı olsak. O el kendi elimizdir oysa.” Kitap gerçekten oldukça akıcı ve yazarın dili sade. Yazar
Kapak KızıAyfer Tunç · Can Yayınları · 202013,7bin okunma
Reklam