Serkan Uslu

Serkan Uslu
@serkanuslu
Günümüz ciltçileri eski kitap sayfalarını, güya onları bir araya getirmek maksadıyla, zamandan ve ahmaklıktan faydalanarak yatırıyorlar giyotinin altına... Yüzlerce dolar ettiğini bilmeden bir yakutu parçalara ayırıyor... Giyotinin verdiği o karanlık hazdan nasıl uzaklaştırırız onları bilemiyorum.
Sayfa 33
Reklam
İki çeşit insan vardır. Açıklamama izin verin: biri, koleksiyoncular. Kendilerine nadir bulunan baskıları... İmzalı Seçkin ciltlere toplamaya adayanlar... Hem de bu sayfaları sadece güzel bir nesneye, pahalı bir parçaya bakmak için açacaklardır, başka bir şey için değil. Diğerleri de okurlar... Hayatları boyunca kütüphanelerine sadece önemli eserleri koyarlar... Bu tür insanlar tutkuludur, okumak ve anlamak dışında bir kaygı gütmeden saatlerini geçirecekleri bir kitap için oldukça mühim paralar ödemeye hazırdırlar.
Sayfa 30
Kitaplar, yeşil bir yazma altlığının üzerinde duran, alçak ve eğimli lambanın sadece küçük bir alanda bozabildiği karanlığa gömülüydü.
Sayfa 29
Edebi arzuları bir çeşit politika, askeri bir taklitti; pek az ayrıcalıklı kişinin geçmeyi başardığı aşılmaz bir engel olan anonimlik duvarlarını yıkmaya kararlıydılar. Harf haritasında parıldayan yıldızlar vardı, bir gece içinde yayınevlerinin korumasındaki rezil kitapları paraya dönüştüren, pazarlama taktikleri ile piyasaya sunulan, edebiyat ödülleri kazanan, romanları kepaze filmlere dönüştüren ve kitapçıların vitrinlerine süsleyen, sergilendikçe para üstüne para kazandıran eserlere ışık tutan yıldızlar. Ve tüm bunlar bir yazarın aşması gereken rengarenk bir savaş alanı gibi beliriveriyordu bar masalarında, üstelik yazı macerasında da değil; gerçi orada başlayanlar da oluyordu bu savaşı ama pek azı tamamlayabiliyordu. Editörler iyi kitapların yokluğundan, yazarlar büyük yayınevlerinin yayınladığı boklardan şikâyet ediyordu; öfkeli iddiaları, Başar başarısızlıklarını haklı kılan mazeretleri, çaresizce hırsları vardı her birinin. Buenos Aires'te kitaplar bir strateji, aynı anda birden çok yerde bulunma ve güç yeteneği savaşının göz yanıltıcı merkezine dönüşmüştü.
Sayfa 28
Buenos Airesliler ellerinde kulaklarına dayalı cep telefonları ile dolanıyor, arabalarını cep telefonlarını omuzlarıyla kulakları arasına sıkıştırmış bir şekilde kullanıyor, toplu taşıma araçlarında, süpermarketlerde yine cep telefonu ile konuşuyor ve sokakları bile, sanki sözel bir virüs hayatlarının kontrolünü ele geçirmişçesine, bu şekilde süpürüyorlardı.
Sayfa 25
Reklam