Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Düşüncelerimizi yüzeysel olanlar ve derin olanlar şeklinde ayırabiliriz. Yüzeysel düşüncelerin altında muhtemelen geçici duygular vardır. Misal olarak, birkaç günümüzü yarı tembel olarak geçirmişiz; kitap okuyoruz ama kendimizi çok da zorlamıyoruz. Bize göre haklı sebeplerimiz de var, takılıyoruz. Tam da o sırada bir arkadaşımızın yeni bir başarısını anlattığı mektubu postayla elimize ulaşıyor. İçimizde bir rekabet duygusu kabarıveriyor. Başka bir etkenin oluşturamadığı bir gücü basit bir heyecan duygusu ortaya çıkartabiliyor.
Tecrübeler bize düşüncenin tek başına zayıf olduğunu gösterir. Ayrıca zeka da tek başına kalırsa, dışarıdan destek almadan, dürtülerimizle karşılaşınca gücünü kaybetmeye yüz tutar. Yani zeka hayvani hislere karşı mücadelede yalnız başına kalırsa başka hiçbir şey yapamamaya mahkumdur. Bu sebeple sağlıklı bir insanın duygusal hallerden yardım almaması mümkün değildir.
İnsan vahşi aslanları, kaplanları bile hayvanat bahçelerinde çocukların eğlenmesi için eğitebiliyor. Görülüyor ki günden güne kas gücünün rolü azalmaktadır çünkü akıl gücüyle çalışan makineler onun yerini almakta ve hatta bedensel çalışmayı gittikçe saf dışı bırakmaktadır.
Sonuç itibarıyla çocuklarımızın kaslı olması için harcadığımız çaba boştur. Kaslı olmanın sağlıklı olduğunu zannetmek gibi hatalı bir durum söz konusu...