#okudumbitti
Ne zaman farklı bölgelerden, ülkelerden kadın hikayesi okusam hep aynı düşüncelere kapılıyorum. "Coğrafya kaderdir" diyen o klişe söz bile geçerliliğini kaybetmiş çünkü.
"Coğrafya değil, KADIN olmak kaderdir" bana göre.
Neval El Seddavi, ölüm hücresinde "cinayet" zanlısı Mısırlı fahişe Firdevs'le konuşup, Firdevs'in anlattığı yaşam öyküsünü kitaba aktarmış. Bu dünyada kadın olmak bile çok zorken, "fahişe" olmanın ne anlama gelebileceğini düşünmeye cesaret edebilir misiniz?
Sıfır noktası neresidir?
Yazara göre; Umudunu kaybetmiş, hiçbir çaresi olmayan, ölümle yaşam arasındaki sınırdır. Belki de; var olmak ile ölüm arasındaki sınırdır.
Çünkü, ölmemek yaşamak değildir.
Alıntılar
"Yaşamdan daha sert olmalısın Firdevs. Yaşam çok sert. Gerçekten yaşayanlar yalnızca ondan daha sert olanlardır."
"Hiçbir kadın suçlu olamaz. Suçlu olmak için erkek olmak gerekir."
"Öldürmek, bir kadının namusunu kirletmek, adaletsiz davranmak, bir insanoğlunu dövmek suç değil miydi? "
"Topunuzun birden suçlu olduğunusöylüyorum: babalar, amcalar, kocalar, pezevenkler avukatlar, doktorlar, gazeteciler, her meslekten bütün erkekler."
"Ben gerçeği söylüyorum. Gerçek vahşi ve tehlikelidir."