Yeni insan kendisini dünyaya getirenler ya da temsilcileri tarafından tüm yaşamı boyunca olması gereken, asla ve hiçbir şey sayesinde değiştiremeyeceği şeye dönüştürülecektir:
mutsuz bir kişi, tümden mutsuz bir insan; ister bunu itiraf etsin, bunu itiraf etmeye, bundan sonuç çıkarmaya gücü olsun, ister bir kez bile olsun bu konuyu düşünmesin; çünkü bildiğimiz üzere bu mutsuz insanların çoğu yaşamlarında ve varoluşlarında asla durumları üzerine
düşünmez.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
..toplum hiç de aydınlatmayı düşünmez, hükümetler her zaman,her durumda, her ülke ve devlette bunun karşısındadır çünkü
toplumlarım aydınlatacak olsalar, kısa süre içinde kendi aydınlattıkları bu toplum tarafından yıkılacaklardır. Toplum yüzyıllar boyunca aydınlanmadan yoksun kalır çünkü bu toplumun yok edilmesi anlamına gelir; bu yüzden hayatları boyunca aydınlatılmamış çocukları dünyaya getiren aydınlatılmamışlarla
karşı karşıyayızdır, ki çocuklar da hep aydınlatılmamış insanlar olarak kalacak ve yaşamları boyunca tümden cahilliğe mahkum
olacaklardır.
Doğuştan gelen her türlü potansiyelini daha hayatının ilk üç yılında mahvetmeyi başarırlar, üstelik bu başarılarıyla mümkün olan en büyük suçu işlediklerinin farkında değildirler...
Bu şehirde, kimsenin artık bilmediği ve bilmek istemediği en korkunç ve en acınılası insan sefaletini gözlemleyerek, savaşta yaşamın ve varoluşun aslında ne denli korkunç ve ne denli değersiz olduğunu, hiçbir değerinin olmadığım bu dönemde ömrüm boyunca yetecek kadar öğrendim ve deneyimledim.En temel suç olan
savaşın dehşet vericiliğinin bilincine vardım.