📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Görünüşte bile olsa, hiçbir hastalığımın olmayışından utanmaya başlıyorum. Neredeyse kuşku duyacağım kendimden. Biraz daha üstelese, bu işte benim hiçbir suçum olmadığını söyleyeceğim herife. Sağ kaldığım, bir süre daha yaşama şansını elde edebildiğim için nerdeyse özür bile dileyeceğim.
Toplama kampında, arkadaşının ekmeğini çalarak onu ölüme gönderen bir hayvana dönüşür insan. Ama artakalan son izmaritini, ekmeğini, hattâ soluğunu bile arkadaşlarıyla paylaşan da yine aynı insandır. Diyeceğim, insanı insanlıktan çıkaran toplama kampları değil. Varolduğundan beri doğasında vardır onun hayvanlık. Toplama kampları insanın hasını sahtesinden ayıran bir ölçüdür yalnızca. İnsanın hem en iyi, hem de en kötü şeyleri yapabilecek nitelikte bir yaratık olduğunu anlamak için toplama kamplarına ne gerek var! Herkesin bildiği, sıradan bir gerçek bu!
Vagonun icindeki insanlarin yüreğiyle birlikte, küçücük bir havalandırma deliğinden görünen manzarayı da yırtan düdük sesiyle başlayan bir yolculuk. Karanlığı ikiye bölerek, bir karanlıktan bir karanlık daha yaratarak ilerleyen trenin içinde yolculuğun bitmesini bekleyenler. Yolculuk boyunca, yorgunluktan bitkin düşmüş govdelerin içinde büyüyerek yayılan gerçek dışına itilmişlik duygusu. Hiç bitmeyecekmiş gibi görünen yolculukta, rayların tekdüze uğultusuyla birlikte, hem geçmişe hem de geleceğe doğru sürüklenip giden düşler. Arkada bırakılan ölüler, arkada bırakılamayan ölüler, yitirilen umutlar ve yıllar boyunca bu yolculuğu unutmaya çalışan Gerard. Çünkü; "Unuttuktan sonra anlatmak mümkün olur belki."
Büyük YolculukJorge Semprun · Can Yayınları · 2018109 okunma