Bu filme hiç ara verilmiyor; oysa susadım, sıkıldım. Ama çıkan da bir daha giremiyor ve yanımdaki yöremdeki koltuklar ölülerle dolu; dayanamıyorum. Oyunumu beğeniyorum; ama bu oyun asla bana göre değil.
Dün gece yattığımda, uyursam bana yapılan haksızlıklarla dolu bir rüya görebileceğim aklıma geldi. Saatlerce durdum, düşündüm, kavga ettim ve bir rüyada olabileceği gibi, bunların beni ele geçirmelerine izin vermedim. Sinirden hâlâ titriyorum.
Ve bir buluşmanın üzerinden birkaç ay geçmeden kimsenin kimseyi göresi gelmiyordu. Hep aynıydılar çünkü- hep aynı... Söyledikleri, yaptıkları yeni bir şeyse, akşama kalmadan devrilen o birkaç tuğladan ibaretti. Zaten bir şey anlatmaya inançları yoktu; anlayabiliyorlarsa hissetmiyorlardı. Dört bir yandan yükselen binaların karanlığında, gökyüzünü de göremez oldular.