Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı , gene aynı şekilde fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatında mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.
Asıl “ben” , otuz beş seneye yaklaşan ömrümde , ancak üç dört ay kadar yaşamış sonra, benimle alakası olmayan manasız bir hüviyetin derinliklerine gömülüp kalmıştım.
Daima onun gibi bir desteğe muhtaçtım. Bunlardan mahrum olarak yaşamam mümkün olamazdı. Buna rağmen yaşadım... Ama , işte netice meydanda... Eğer buna yaşamak demek caizse, yaşadım...