Yazmak, içimdeki kalabalığı
sessizce sıraya dizmek gibi.
Şiir ise kelimelerin değil,
duyguların kendi kendine yazdığı bir itiraf.
Okurum, yazarım; çünkü başka türlü taşıyamam.
anitsayac.com
…bu öldürme makinası insanoğlu, şu yeryüzünde önüne ne gelirse, kim çıkarsa öldürüyor, havada uçan kuşu, denizde yüzen balığı, öldürecek hiçbir şey bulamazsa kendini öldürüyor.
“Bir de köpek ürüyor köyde. Daha müşerref olamadık. Bir de horoz ötüyor her şafak vakti, onunla da şerefyap olamadık. Korkuyor, arkadaş, elime geçirir de keser yerim diye. Bilmiyor ki, bir balıkçı, acından ölse de adada öten, adayı terk etmek korkaklığını göstermemiş yiğit bir horozu kesip de yemez."
Ve bu güzel dünyada, şu doğurgan topraktan, șu kokusu, rengiyle doludizgin açmış çiçekten, tanyerlerinin savrulan ışığından, insanın insanı kucaklayışından, öpüşten, sevinçten, sevdalardan, coşkulardan utanmadan insanlar biribirlerini öldürüyorlar.
Kıyıya geldi, uzun mor kamış kümelerinin önündeki tümseğin üstüne, eski yerine oturdu, deniz bomboş, kıpırtısız, yapayalnızdı. Denizi hiç böyle yapayalnız görmemişti. Yalnızlık büyüyordu içinde.