Asıl sorular hiçbir zaman sorulamıyor. İnsan bir şeyi gölünden geçtiği haliyle söyleyemeyince, ki genelde söyleyemiyor, etrafından dolanıp duruyor işte. Galiba söyleyeceği ya da söyleyemeyeceği o şeye, karşısındakinden ziyade kendini hazırlamaya çalışıyor.
Muhtemelen kafamızdaki karıncaları düşündük. Çizilen bir hududun arkasında duran bütün mahlukları. Ya da istenmediğini anlayınca, o hududun ötesine geçmektense, üstüne tırmanıp aşağı atlayanları... Gidenleri, kalanları, alemin ahengini kurarken kalbimizinkini bozanları.