Zira bir anlık gaflete kapılıp yersiz bir telefon görüşmesi yaparak, bitmiş, bitmesi gereken bir şeyi uzatıp daha beter hale getirmekten olduğu kadar, aksi bir cevap alıp büsbütün çuvallamaktan da korkuyordum. Aşkın yanında gurura yer olmadığını söyleyenler halt etmiş. İnsan en çok aşıksa gururuna sahip çıkmak, onun nezdinde hiç değilse saygıdeğer biri olarak kalmak istiyor. Galiba sayılmamaktan, sevilmemekten ürktüğümden daha fazla çekiniyor, kaybettiklerim yetmezmiş gibi bir de ona karşı dik tutmaya çalıştığım kuyruk da yere düşerse diye endişeleniyordum.
Aşk acısı çektiğinizi en kolay, saatlerin güneşte eriyen peynir gibi uzayışından anlarsınız. Bir de tabi tabi o geçmek bilmeyen vakit boyunca ne düşündüğünüzden.