Yaşadıkça öğrendim; kimi sevgililer uzağına düşer insanın… Kalabalıklara karışır… Kimi sevgililer kara toprağa… Kırık hayaller kanatırken de avuçlarımı sıkabilmeyi; gidenlerin ardından tevekkülle bakabilmeyi öğrendim. Öğrendim, zamanın terkisine aldıklarının geri gelmediğini.
Görüyorsun ya , bazen insanın kendisini perçeminden tutup kara turpu topraktan çıkarır gibi dışarı çekip çıkarı vermesi faydalı oluyor; işte geçtiğimiz günlerde ben bunu yaptım… ama ayrıldığım birine, dikilip kök saldığı toprağa bir kere daha bakmak istedim.
Beni ilgilendiren bir işin olmadığı geri kalan boşlukla kıyaslandığında bir damlacık bir yer ve yaşayabileceği zaman bölümü , benim içinde olmadığım ve olmayacağım sonsuzluk karşısında öyle küçük ki…