Bazıları bazen yaşamdan elini ayağını çekerek dine sığınır. Aslında burada da daha önce yaptıkları işi yaparlar. Sızlanır, yakınıp durur, acı ve ıstıraplarıyla sürekli olarak Tanrı’nın başını ağrıtır, onu hep kendi şahıslarıyla ilgilendirmeye bakarlar. Son derece el üstünde tutup tapındıkları varlığın gerçekte kendi hizmetlerine bakmakla yükümlü olduğunu, tüm sorumluluklarını üzerinde taşıdığını, yapay çarelerle, örneğin gayet ateşli bir yakarış ya da daha başka dinsel bir özveriyle bu varlığın sevgisini kazanabileceklerini düşünürler çoğunlukla.