Sevilmek için mükemmel olmak zorunda değilsin Mira.
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 183. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 19:50
Kırılabilirsin, yorulabilirsin, bazen hiçbir şey yapmak istemeyebilirsin. Ve bu, seni eksik yapmaz. İnsan olmak demek, bazen korkmak demektir. Ama önemli olan, korkunun seni durdurmasına izin vermemek. Yaşadıkların için kendini affet Mira. Hatalarınla, kırgınlıklarınla, korkularınla, eksiklerinle kendini sev. Kimsenin seni seçmesini bekleme. Kendi yolunu kendin seç. Kimsenin sana sevgi vermesini bekleme. Önce kendine sevgi ver. Kimsenin sana değer biçmesini bekleme. Sen zaten değerlisin.Gerçek özgürlük, kendini affettiğin gün başlar. Ve işte o gün, bugün...
Alıntı
Beni En Çok Ben İncittimBegüm Canova · Ceres Yayınları · 202515 okunma
Okuma tavsiyesi
10/10
·157 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 16:16
İnsanın kendine odaklanmasını, bir insanın nasıl sevip, nasıl anlaşılabileceğini en içten şekilde gösteriyor her ne kadar kişisel gelişimi sık okuyan biri olmasam da bu genç yazarın kitaplarını sevdim.
İnsan ve Duygular
Bana Seni Seviyorum Deme SevMiraç Çağrı Aktaş · İndigo Kitap · 20212,921 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
Sessizce Sev Usulca Kainatı Telaşa Vermeden. Sessizce Sev gözlerinle konuş benimle. Sessizliğin en kuytu köşelerinden gözlerinle seslen bana. Herkesin bağırarak konuştuğu, herkesin her şeyi bildiği dünyada sadece sus. Seslen ki gözlerimle cevap vereyim sana. Cümlelerimizi kelimeler değil ,bakışlarımız kursun. Gözlerdeki her bakış; bir cümle ,bir kelime, bir harf, bir nokta olsun mesela... "Gözler kalbin aynasıdır." Sessizliğin en derinlerinden duygularını, gözlerinle yansıt bana. Kızgınlığı, nefreti, sevgiyi ,hüznü ,aşkı gözlerinle anlat bana. Sessizce Sev kelimelere ihtiyaç duymadan. Aşkını kainata haykırmadan ,usulca sessizce sev. " Oysa aşığın feryadı susuşunda gizlidir." Sessiz kalır sevdiğine, kainattan habersiz sol yanından izinli. Ne kadar seviyorsa, gözlerindeki feryat o kadar derindir. Aşığın tek isteği söyleyemediklerini göz göze gelince bir bakışa sığdırmaktır aslında. O yüzden anı yaşar. Ne gelecekteki hayallerindedir aklı ne de geçmişin tozlu raflarında. Şimdidedir aklı hep çünkü kalbinin feryatlarını bir anlık bakışmaya sığdırır. Sevenlerin göz göze gelişi içindeki aşkı,feryadı, mutluluğu, hüznü anlatmaya başladığı zaman dilimidir. Ne gelecekte göz göze gelmeyi hayal eder ne de geçmişte göz göze geldiğini hatırlar. Sadece göz göze olmayı yaşar. Aşığın zamanı sadece "şimdiki zamandır." Gözlerin, buluştuğu, bakışların konuştuğu zaman dilimini seçer kendine. Hayat yolculuğundan insanlar sevdalarını hep sol yanında taşır ,sevdasını bulmak istiyorsa eğer her gittiği yerde yanında götürmelidir. Hayat yolculuğunda sevdasıyla koşmalıdır. Hayatın tüm güzelliğini heyecanını, hüznünü sol yanında sevdasıyla yaşamalıdır insan. *** Küçük bir dünyanın içinde koca dünyalar kurduk kendimize. Saygıyı, değer vermeyi, nezaketi unuttuk. Kim olduğumuzu ,nereden geldiğimizi
Duygu ve Düşünce
Beni Sessiz de Sevebilir misin?M. Kemal Sayar · Timaş Yayınları · 20144,388 okunma
8/10
·301 syf.··
2025 14. kitabı
·
52 günde okudu
·
Okunma: 02 Nisan 2025 19:27
ŞEHADET İNCİLERİ - PEYGAMBER ÇİÇEKLERİ HZ. HASAN VE HZ. HÜSEYİN ( RADIYALLAHUANHÜMA ) ​MUSTAFA NECATİ BURSALI ÖNSÖZ Bütün âlemleri yoktan var eden, varlığından bizleri haberdar eden, kullarından mü’minlerin kalp gözlerini açan, marifetinin nûru ile onları Rıza-i Bârisine erdiren Allah’a hamd ederim... Salât ve selâm, tek katresinin hacminde bin umman çalkalanan ve tek zerresinin menşurunda bin kâinat yüzen Kevser Havuzunun sahibi Allah’ın Sevgilisi, İki Cihanın Efendisi Cenâb-ı Ahmed’e ve O’nun Âl-i Ashabına olsun... Bu küçük eserimde cennet çiçeklerinden ıtırlar koklatmak en büyük dileğimdir. Bizzat Sonsuzluk Nebisinin: هُمَا رَيْحَانَتَيَّ مِنَ الدُّنْيَا “Onlar (Hasan ve Hüseyin), dünyada ikigülümdür.” Buyurduğu Peygamber güllerini koklamak ne devlettir. Onları gönül coşkunluğu içinde sevmek mü’minlerin saadet baharıdır. Allah’ın Resûlü, o solmaz çiçekleri tertemiz kucağında taşımış, mukaddes omuzlarına alıp gezdirmiş, kâh gönül coşkunluğu ile yanaklarından öpmüş, kâh altın saçlarını tel tel okşamış, kâh mübarek elleriyle küçücük ağızlarına lokmalar vermiş, kâh dizine çıkarıp hoplatmıştır. HZ. HASAN (R.A.) VE HZ. HÜSEYİN (R.A.) SÜT ANNE Hazret-i Hasan doğunca, Nebiyy-i Muhterem, amcası Abbas hazretlerinin zevcesi Ümmü Fadl'ın evine gitti. Ümmü Fadl, Kâinatın Efendisini heyecan içinde görünce sordu: “Ey Allah’ın Resûlü! Telaşınızın sebebi nedir?” “Hayırdır inşaallah. Fâtıma’nın bir oğlu doğdu. Sen, ona da Kusem’in sütü ile emzir!” “Peki, ey Allah’ın Resûlü!” Ve bir müddet Hazret-i Hasan’ı, Ümmü Fadl emzirdi... Peygamber çiçeği Hazret-i Hasan (radıyallahü anh) güler yüzlü, melek huylu, tatlı bakışlı, altın saçlı, gümüş bedenliydi. Allah'ın Sevgilisi onun hakkında, “Amcası Hazret-i Musa aleyhisselâmdan mirastır!” buyurmuşlardır. Esmâ binti Umeys der ki: “Hasan
Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin (Radiyallahu Anhüma)Mustafa Necati Bursalı · Çelik Yayınevi · 2016119 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
2026 78. kitabı
Nietzsche’nin amor fati kavramı, yalnızca “kaderi sevmek” şeklinde basit bir kabulleniş anlamına gelmez. Buradaki kader anlayışı, klasik anlamda önceden belirlenmiş bir yazgıya teslimiyet olarak değil; var olan her şeyin kendi zorunlulukları, nedenleri ve sonuçları içinde değerlendirilmesi olarak ele alınmalıdır. Bu anlamda kader, geniş bir determinizm fikriyle ilişkilidir: Olaylar rastgele, sebepsiz veya yalnızca tesadüflerin sonucu olarak gerçekleşmez; her oluş, kendinden önce gelen koşulların ve ilişkilerin içinde ortaya çıkar. İnsan, içinde bulunduğu koşullar tarafından etkilenirken aynı zamanda seçimleri, tepkileri ve eylemleriyle yeniden etken hâle gelir. Nietzsche’nin amor fati anlayışındaki temel nokta da burada ortaya çıkar. İnsan, kontrolü dahilinde olan şeylere yönelir, seçimlerini yapar ve ardından bu seçimlerin doğurduğu sonuçları bütünüyle kabul eder. Sonuçlar olumlu ya da olumsuz olsa bile onları reddetmek yerine yaşamın bir parçası olarak görür. Çünkü Nietzsche için hata, acı veya kayıp bile insanın kendisini ve dünyayı anlamasında bir öğrenme kaynağıdır. Bu düşünce daha sonra varoluşçu düşüncenin de beslendiği noktalardan biri hâline gelir. İnsan geçmişte yaşananları değiştiremez ancak onlara vereceği tepkiyi seçebilir. Koşullar ne olursa olsun, içinde bulunulan anın değer taşıdığını görmek ve o ana anlam katmak gerekir. Nietzsche’nin amor fatiyi “insanın iyiliği için bulduğu bir formül” olarak değerlendirmesinin sebebi de budur. Bu nedenle kaderi sevmek, Tanrı’nın insan için yazdığı hazır bir plana boyun eğmek anlamına gelmez. Nietzsche’de amor fati, zorunlu olanı sevmek; hayatın bütün parçalarını —güzeli ve çirkini, başarıyı ve başarısızlığı— reddetmeden kabul edebilmek anlamına gelir.
Kaderini Sev, Çünkü Aslında Hayatın Bu - NietzscheTaner Şanlıoğlu · Destek Yayınları · 20203,607 okunma
9/10
·424 syf.··
2026 25. kitabı
Merhabalar sevgili kitap severler, nasılsınız? Bugün sizlere @elmayayinevi ’nden @serkan_karaismailoglu ’nun kaleminden çıkan #PiaMater serisinin ilk kitabı ile geldim. Bu eseri size anlatmak istiyorum… Bir zamanlar, kalbin sırlarını çözmeye çalışan bir genç vardı: Tesla. O, beynin derinliklerinde dolaşırken kalbin neden bir başkası için çarptığını merak ederdi. Kalbin sesi ona “sev” diye fısıldarken, beynin mantığı “dikkat et, yanılırsın” diyordu. İşte bu çatışma, onun en büyük yolculuğunun başlangıcı oldu. Tesla’nın yanında, kokuların büyülü dünyasında kaybolan Alef vardı. Alef’in duyuları, sıradan insanların göremediği kapıları açıyordu. Onlara rehberlik eden ablası Meryam ise geçmişin yükünü taşıyan bilge bir karakterdi. Üçü birlikte, aşkın büyüsüyle karşılaştılar, ihanetin gölgesine düştüler, intikamın ateşini hissettiler. Her adımda bilimin ışığı onlara yol gösterdi. Çünkü bu hikâye sadece bir aşk masalı değil; aynı zamanda beynin gizemli dünyasına açılan bir kapıydı. Yazar, sinirbilimin gerçeklerini romanın içine öyle ustalıkla yerleştirmişti ki, okurken hem bir masalın büyüsünü yaşadım hem de bilimin derinliklerinde dolaştım. Ve sonunda Tesla şunu öğrendi: Kalp ile beyin arasındaki çatışma, insanı insan yapan en büyük mucizesiydi... Eğer hem bilimsel düşünceyi hem de masalsı bir hikâyeyi bir arada yaşamak isterseniz, Pia Mater tam sana göre. Okurken hem düşünecek, hem hissedecek, hem de uzun bir yolculuğun büyüsüne kapılacaksın. Mutlu Okumalar Dilerim “Kalp neden bir başkası için atar?”
Pia MaterSerkan Karaismailoğlu · Elma Yayınevi · 201919,1bin okunma