Kadınlar olarak beğenilmeye her zaman ihtiyaç duymuşuzdur. Bize bunu öğretiyorlar. Buna ihtiyaç duymayı öğretiyorlar. Hem de her şeyden daha çok. Üstelik bu konuda yalnızca erkekler değil, kadınlar da çok ustadır çünkü onlar da önceden öğretmiştir aynı şeyleri. Tehlikeli olan tam da budur. Kadınlar bunu farkında olmadan öğretirler, erkeklere hoş görünme arzusu genetik bir mirasmış gibi. On üç yaşımıza geldiğimizde öğretirler, allık buraya sürülür, derler. Ruj sürmek için dudaklarını şöyle aç, görüyor musun? Bu rimel, sürerken sakın abartma. İyi makyajın sırrı makyaj yaptığının belli olmamasıdır. Böyle görünürsen asla sevgili bulamazsın, derler. Dünkü akşam yemeğini hafif bir kahvaltıyla telafi etmeni öğütlerler. Bu elbiseyle çok güzelsin! İşte şimdi oldu! Bacaklarındaki şu tüyleri alman lazım yalnız, değil mi? derler. Artık sevgilin var mı? diye sorarlar. Biraz daha cilveli olmalısın, erkekler bundan hoşlanır; derler. Bazen hiçbir şey söylemeseler de kendileri o makyajı yapar, o kıyafetten kaçınır, dünkü yemeği telafi eder, o elbiseyi giyer, bacak tüylerini alır, cilveli olmaya çalışırlar ve sonra kimse seni bir gram umursamaz.