Sevda ALTUNTAŞ profil resmi
Sevda ALTUNTAŞ kapak resmi
Ne Dilediğine Dikkat Et , Çünkü Gerçekleşebilir!
Uludağ Üniversitesi
İstanbul/Balıkesir
227 okur puanı
28 Mar 2017 tarihinde katıldı.
Ne Dilediğine Dikkat Et , Çünkü Gerçekleşebilir!
Uludağ Üniversitesi
İstanbul/Balıkesir
227 okur puanı
28 Mar 2017 tarihinde katıldı.
  • 304 syf.
    ·10/10
    Bu çocuklara yardım etmek için dağları yerinden oynatmak istiyorum diyen Pam Cope ...

    Her çocuğun rüyasını gerçekleştirip hedeflerine varmaya hakkı olduğunu düşündüğü için elinden gelen her şeyi yapan , evini satıp daha küçük bir eve çıkan , kredi kartlarını kapatıp sadece nakit para harcamaya başlayarak harcamalarını kontrol altına alan , gereksiz alışverişler yapmak yerine o paraları kurduğu ''Touch A Life'' derneğine bağışlamak için çaba gösteren Pam...

    1999 yılında oğulları Jantsen'ın ani ölümünden sonra Pam için hayat durur. Zor günler geçiren Pam , kızları Crista ve eşi Randy için hayata yeniden tutunmak için çaba göstermeye başlar. İşte tam da böyle bir zamanda Vietnam'da ki kimsesiz çocuklar için yardım toplayan yakın dostları Carol ve Marvin Harlan çiftinin onlarla birlikte Vietnam'a gitme teklifini kabul eder ve Pam için hayat yeniden başlar. Bu yolculuk Pam için ve yardım bekleyen çocuklar için yepyeni bir hayatın da başlangıcı olur.

    Batı Afrika ülkesi olan Gana da bulunan Volta Gölü , 8bin kilometrelik bir alanı kaplayan dünyanın en büyük yapay gölüdür. Volta Gölü , 1965 yılında Volta nehirlerinin üstüne halka elektrik temin etmek için bir hidroelektrik barajı inşa edildikten sonra oluşmuştur. Ama bir takım olumsuzluklar olmuş ve barajın inşa edilmesiyle nehir havzaları yani ülke toprakların %4'ü sular altında kalmış ve nehir kenarındaki tropik ormanlar da sulara gömülmüştür. Göl , ağaç ve bitkilerle dolu olduğu için burada yüzmeyi bilmek şarttır. Çünkü ağlar sık sık ağaç ve bitkilere takıldığı için aileleri tarafından küçük yaşta satılan çocukların görevlerinden biri de göle dalarak takılan ağları kurtarmaktır. Bu yüzden çocukların ağa takılma ve boğulma risk oldukça büyüktür. Yaşamlarını yitirme riskiyle karşı karşıya kalan çocuklara dayak ve kötü muamele de oldukça yaygındır. Bu zorlu şartlarda çalışan çocuklar maalesef günde sadece 1 öğün yemek yiyebiliyorlar. Geç saatlere kadar çalışıp gün doğmadan uyanıp tekrar göle açılıyorlar. Bu çocukların en küçüğü ise maalesef 5 yaşında .

    Kitabı güçlükle okudum , çünkü çocukların maruz kaldığı zorlu yaşam şartlarına içim parçalandı . Çoğu sayfada gözyaşlarıma hakim olamadım. Oyun oynama çağındaki çocukların aileleri tarafından satılması ve zorlu şartlarda yaşamaya mahkum edilmesi insanın içini parçalıyor. Dilerim hiçbir çocuk 'Çocuk Ticareti'' adı altında aileleri tarafından satılarak çalıştırılmak zorunda kalmaz. Dilerim her çocuk çocukluğunu en güzel şekilde yaşayarak büyür.

    Kitap sadece Volta Gölündeki çocukları anlatmıyor. Sakat doğduğu için ailesi tarafından istenmeyen çocukların yaşam şartlarını , Kamboçya da küçücük kız çocuklarının aileleri tarafından satılarak seks kölesi olarak çalıştırılmasını , Vietnam sokaklarında okuması gereken çocukların satış yapmaya zorlanması ve günde sadece 1 dolar kazanması gibi konulara da yer verilmiş. İşte Pam bu çocuklar için dağları yerinden oynatmak istiyor ve ölüm riskini göze alarak büyük ve onurlu bir mücadeleye kalkışıyor.

    Pam Cope, 2000 yılında, Saigon'da evsiz çocuklar için bir sığınma evi açarak "Touch A Life" derneğini kurar.
    Touch A Life bugün Vietnam'daki 224 çocuğa destek olmakta ve Kamboçya'da AIDS virüsü taşıyan aileler için kurulan Sığınma Evi'ne kaynak bulmaya çalışmaktadır.
    Pam , Gana'da kölelikten kurtarılan çocuklar için kurulacak sığınağa yardım toplamak için çalışmalarına aralıksız devam etmektedir.
  • ''Hayatım kederlerle ve sevinçlerle dolu. Ben yaşadığım sevinçlere odaklanarak her şeyin üstesinden geliyorum.''
  • 176 syf.
    ·5/10
    Kişisel gelişim kitabı tarzında yazılmış bir eser. Kitap , yazılan ilk ''Duygusal Motivasyon'' kitabı olarak geçiyor. Bol bol nasihat dinler gibi sayfaları çeviriyorsunuz. Elbette kitap da kendinizden ve yaşanmışlıklarınızdan bir parça buluyorsunuz .

    Açıkçası aşk acınız varsa kitap tam sizlik diyebilirim.
    Onun dışında tavsiye edebileceğim bir kitap değil. Sayfalar birbirine o kadar çok benziyor ki ; bir çok defa aynı sayfayı okumuşum gibi geldi.

    Kısacası aşk acınızın geçeceğini , karşınıza sizi de sevecek birinin çıkacağını anlatan ,
    ''Bittiğine üzülme. Elbette vardır bunun da bir hikmeti. Belki de Allah çok kötü şey olmasını engelledi. Hem geleceğinin daha iyi olmayacağı belli mi?'' gibi cümleleri olan , 175 sayfadan oluşan bir kitap.

    Maalesef ben kitabı sevemedim ve kitapla da bir bağ kuramadım.
  • ''Bazı haklar helal edilmez. Çünkü bazı insanlar affedilmeye layık değildir. ''
  • 366 syf.
    ·6/10
    Yıllardır Yahudilerle ve diğer halktan olan insanlarla evliliklerin gerçekleşmesi sonucu Germen Halkının genetik yapısının bozulduğunu düşünen Heinrich Himmler , 1935 yılında Lebensborn projesini hayata geçirir. Amaç ; sarışın , mavi gözlü ve açık tenli üstün aryan ırkı elde etmektir. Naziler , ari ırkını canlandırıp geleceğin Alman ordusunu yaratıp dünya üzerinde hüküm sürmeyi istemektedir.

    Aryan genlere sahip kadınlar belirli ari ırkına uygun olup olmadığına dair bir takım testlerden geçtikten sonra uygun görülen kadınlar SS subayları ile beraber olmaya zorlanıyorlardı. Çoğu zamanda birlikte olmak istemeyen kadınlara SS subayları tarafından tecavüz ediliyor ve daha sonra da tecavüze uğrayan kadınları Lebensborn evlerine yerleştirilip çocuk doğana kadar orada sağlıklı bir çocuk dünyaya getirmeleri için en iyi şekilde bakıyorlardı. Çocuklar doğduktan sonra ise annesi ile değil SS üyesi subayların ailelerine evlatlık olarak veriliyorlardı.

    Lebensborn evlerinde doğan çocuk sayısı yeterli olmayınca Polonya’da , Naziler aryan genine uygun buldukları çocukları kaçırarak geleceğin SS subayları olmaları için Alman ailelere evlatlık olarak verip iyi bir nazi olarak yetişmelerini sağlıyorlardı. Savaşın sonlarına doğru istenilen sonuç alınamayınca bu evlerle ve çocuklarla ilgili tüm belgeler yok edilmiştir.

    Kitaba gelecek olursak Polonyalı yarı Yahudi olan Cryla'nın doğum için gideceği güvenli bir yeri yoktur. Çünkü yarı yahudi olduğu için çocuğu da kendisi de tehlikededir .
    Bu yüzden Cryla ölen kuzeninin belgeleriyle onun yerine geçip Lebensborn evine yani düşmanının beşiğine sığınır.

    Kitabı çok zorlanarak bitirdim. Konu hiç ilerlemeden de kitap bitiyor zaten.
    Lebensborn , ikinci dünya savaşının gerçek yüzü hakkında en az bilenen konularından biridir. Ama kitap maalesef yeterli düzeyde bu konuyu ele almamış. Açıkçası ben kitapla bir bağ kuramadım ve okurken çok sıkıldım.
  • Allah'ım ...
    Yorulmuş , daralmış , çaresiz tüm yüreklere inşirahı bahşet.
Ne Dilediğine Dikkat Et , Çünkü Gerçekleşebilir!
Uludağ Üniversitesi
İstanbul/Balıkesir
227 okur puanı
28 Mar 2017 tarihinde katıldı.

Kütüphanesindekiler 86 kitap

  • Annemi Bir Kez Daha Görebilsem
  • Kızılderililer Nasıl Yok Edildi?
  • Jantsen'in Hediyesi
  • Hayallerin Allah'a Emanet
  • Düşmanımın Beşiği
  • Berdel
  • Arayışlar
  • Kızıl
  • Mecburiyet
  • O muydu?

Beğendiği yazarlar 6 kitap

  • Alişan Kapaklıkaya
  • Sinan Yağmur
  • Nazan Bekiroğlu
  • Stefan Zweig
  • Vefa Enver
  • Khaled Hosseini