Etraftaki sessizlik bütün dünyada bir tek ben ve lambam varmış gibi hissettiriyordu.Uzaklarda bir yerlerde hayat fırtınalı bir şekilde, hızla devam ediyor fakat benimse yalnızca pencereme vuran, tıkırdatan ve sonra da hiç fark ettirmeden sessiz kar tanelerine dönüşen yağmur damlalarım vardı.
Kitap konu olarak üniversiteden yeni mezun genç bir hekimin küçük bir köyde yaşadığı olayları anlatıyor. Öğrencilik yıllarında hocalarından, kitaplardan öğrendiği bilgileri tek başına sorumluluk alarak uygulamak doktorumuzu epey zorluyor. Hatta bazı tedavileri ilk kez bu köydeki hastalar üzerinde deneyimlemiş oluyor. Yani bir yandan aldığı eğitimin hakkını vermeye çalışırken bir yandan da yeni şeyler öğrenmeye devam ediyor.
Kitabın yazarını araştırdığımda tıp fakültesi mezunu olduğunu öğrendim ve açıkçası çok da şaşırmadım. Çünkü kitapta hastalıklar ve tedavileriyle alakalı bilgilerin bir tıbbiyelinin kaleminden döküldüğü belli oluyor. Zor vakalar karşısında doktorun yaşadığı çaresizlik, stres ve korkular da harika şekilde işlenmiş. Gerek olay örgüsü gerek duygu yoğunluğu açısından oldukça etkileyici bir eser. Sadece hekimlere değil tüm meslek gruplarından okurlara yeri geldiğinde cesaret ve fedakarlığı en üst noktada yaşamaları gerektiği mesajını veriyor. Yeni mezun bir yıllık genç bir öğretmen olarak ben de Doktor Bomgard'dan kendime kıymetli mesajlar aldım.
Tüm okurlara öneriyorum...
Allah sana verdiği nimetleri hükmi olarak da olsa ölü hale getirmene razı olmayacaktır hiçbir zaman. Seni çevreleyen nimetleri, düşünceleri,inançları,özel olarak hayatı ölü hale getiremezsin. Seni çevreleyen ilahi dünyayı gönlünde öldüreceğine sen git ölümde yıkan,ölüm ab-ı hayatında yıkan ve ebedi hayat bularak geri dön.