Nereye gideceğini henüz bilmeden, "Evet, bir an önce gitmeliyim," -dedi kendi kendine. Bu korkunç evde hissettiği duygulardan bir an önce uzaklaşmak istiyordu. Bu evdeki hizmetçiler, duvarlar, eşyalar, her şey, içinde bir tiksinti, bir öfke uyandırıyor, onu ağırlığıyla eziyordu.
Her şey iğrenç. Akşam ayinini haber veren çanlar çalıyor, şu tüccar da ne kadar düzgün haç çıkarıyor öyle, sanki bir şeyi düşürmekten korkuyor. Bu kiliseler ne için, bu çan ve bu yalan? Öfkeyle birbirine küfreden şu arabacılar gibi hepimizin birbirinden nefret ettiğini saklamak için sadece.