“….Sen kim olduğunu unuttun. Her şey olmak, hiçbir şey olmamaktır. Kök yaşamını unutuyorsun. Neleri sevip neleri sevmediğini unutuyorsun. Pişmanlıklarını unutuyorsun.”
“Pardon,” demişti öbür Hugo, batan güneş manzarası önünde şarabını yudumlayarak “bir an kim olduğunu unuttum da.”
“Sorun değil.” demişti Nora. “Ben de unuttum.”