İnsanlığın, kendilerinin dünyevi varlığını tamamen ezecek gücü kullanmaktan istemli olarak sakınanlara karşı en yoğun şükran duygusuna sahip olmaları hayatın bir ironisidir.
Ben yoksa, boşu boşuna başını sivri kayalara vuran, her vuruşta onulmaz yaralar alan, her yaralanışta “İşte, bakın beni gene bu toplum yaraladı.” diye kanlarını akıta akıta dolaşan ve toplumun o kanlarını görüp de hastasını anlayacağını uman, yarasından dolayı göğsü kabaran, her başarısızlığında “Var mı benim gibi toplumuyla uyuşmayan yüce bir insan?” diye kendine güveni artan, “İşte ben dünyayı ileriye doğru değiştirmekte emeği geçenlerden biriyim” diye için için devleşen ve durmadan yeni yeni yaralar arayan, yaralarından ve devliğinden kimsenin haberi olmayan, emeği eline verilmiş biri miyim ben yoksa?