Ama hayatın dar bir gömlek olduğu, zamanın ve mekânın zindanlarından çıkınca anlaşılıyor ancak. Ölüler âleminde gövdesiz bir ruh nasıl gerçek mutluluk sebebiyse yaşayanlar arasında da en büyük mutluluğun ruhsuz bir gövde olacağını ne yazık ki kimse ölmeden anlayamıyor.
Turunç rengi gökler gördüm, yaprak yeşili güzel gövdeler, kahverengi yumurtalar, gök mavisi efsane atlar. Her şey, yıllarca severek baktığım resimlerde ve efsanelerdeki gibiydi ve bu yüzden her şeyi, hem hayret ve hayranlıkla ilk kez görüyordum hem de gördüklerim bir şekilde sanki benim hatıralarımdan çıkıyordu.
Çiçekler aslında ölülerin gizli periskopları değil midir? Acaba ölüler dünyayı toprağın altında çiçeklerin saplarından mı izlerler?
Evet, babam bahçıvandı. Şimdi bir bahçe.