Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan olmanın karşılığıdır acı çekmek. Bilince sahip olmanın, akla sahip olmanın hatta muhayyileye sahip olmanın, en derin duyguların meskeni bir kalbe sahip olmanın karşılığıdır acı. İnsantüm evreni algılar ve tüm evren kadar, belki daha çok acı çeker. Evet, evet. İnsan aslında evrenden ötesini algılar. Kafayı sonsuzluğa takar, ölüme takar, yaşlarımaya takar. ölüm sonrasına hatta ölüm anına takar. Çünkü bilinci dünya ve ötesine taşar. Bu yüzden sonsuz acı çekebilir.
Aynalar koridorunda aşk, sevgililerin ideal imgesini yansıtan ama yansıttığı görüntüyü görüntü olarak değil, gerçekmiş gibi sunabilen bir eş, bir sevgili arayışıydı.
İnsan benliğine sığınıp Yaratıcıdan kaçıyor; benliğinin mutlak çaresizliğiyle yüz yüze kalınca da ölümlü bir bedene demir atarak, aynen kendisi gibi zamanın etkisine maruz, aynen kendisi gibi yüzünde sivilceler çıkan, kendisi gibi saçları ağaran, hastalanan, acıkan, susayan birinde varoluş imkânı arıyordu.
Aşktan umulan medet aşkın can düşmanıydı. Aşka yapılan en büyük ihanetti bu. Yaratıcı ile kurulacak ontolojik bağlılık, iki kişilik bir evrenden beklendiği anda, aşk en büyük darbesini yemiştir.