Bana yürümeye korktuğum
sokaklar bıraktın.
Dokunmaya kıyamadığım saçlarımı kesip atıcak kadar
acı bir vicdan.
Onlarca dal sigara yaktım,
onlarca kül düştü yüreğimin avucundaki
keskin yaraya.
Gururum,
sessiz bir küfür
oldu kaldı dudaklarımda. Göz göze gelsek, acım tutsa kederinin elinden.
Sussam,
anlarsın belki dilimdeki pas tutmuş yarayı..