7/10
·56 syf.··
2026 34. kitabı
Zweıg ve yine hayatı anlamlandırma çabaları desek sanırım doğru olur. Yazarın hikâyelerinde bence bunu sıkça görüyoruz tabiki karakterler çok farkli noktalarda olsada bir gelişim gösteriyorlar. Benim sevdiğim ve keyif alarak okuduğun bir kitap oldu. Virata adındaki adamın aslında vicdan mücadelesini okuyoruz . Virata herşeyi doğru yapmak istiyor bunun doğru yolununda insanları etkilememek olduğunu düşünüyor. Tabiki eylemsizliğinde bir eylem olduğunu unutuyor. Bizim toplumda üstlendiğimiz farklı rollerin yansıması şeklinde bir kaç rolde görüyoruz. İnsanların yaptığı hatta yapmadığı şeylerden de sorumlu olduğunu ve özgür insanın toplum var oldukça özgür olamayacağını bize gösteriyor . Asıl bilgelik sanırım bilge olmamakta.
Virata ya da Ölümsüz Bir Kardeşin GözleriStefan Zweig · Maviçatı Yayınları · 20175,9bin okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 52. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:48
Antik Yunan mitolojisine ilgisi olan biri olarak bu kitabı büyük bir keyifle okudum. Mitolojik hikâyeleri sadece anlatıp geçmek yerine, onları insanın sevme ve sevilme ihtiyacıyla ilişkilendirmesi kitabı benim için çok daha anlamlı ve ilgi çekici bir okuma deneyimi sundu. Eros, Afrodit ve Psykhe’nin hikâyeleri üzerinden yalnızca aşkı değil; insanın aidiyet arayışını, eksiklik hissini, kendini keşfetme yolculuğunu ve ruhsal dönüşümünü de ele alıyor. Mitoloji kitaplarında bazen olay örgüsünün ön plana çıkıp düşünsel tarafın geri planda kaldığını hissedebiliyorum; ancak bu kitapta tam tersine, anlatılan her efsanenin altında günümüz insanına dair bir sorgulama bulunuyor. Bu yönüyle okurken sadece mitolojik karakterleri değil, zaman zaman kendimi ve kendi düşüncelerimi de sorguladım. Özellikle aşkın insanı tamamlayan bir unsur mu yoksa kişinin önce kendi bütünlüğünü bulması gereken bir süreç mi olduğu üzerine yaptığı vurgular dikkatimi çekti. Tuğba Sarı Ünal’dan ilk kez bir kitap okudum ve kalemini gerçekten sevdim. Anlatımı sade, akıcı ve samimi. Felsefi ve psikolojik yönü ağır basan konuları bile okuyucuyu yormadan aktarabilmiş. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri de bilgi verirken didaktik bir dile düşmemesi oldu. Hem mitolojik hikâyeleri öğreniyor hem de onların altında yatan anlamlar üzerine düşünme fırsatı buluyorsunuz. Mitolojiye olan ilgim nedeniyle kitabı ekstra sevmiş olabilirim ancak sadece mitoloji meraklılarının değil, insan ilişkileri ve duygular üzerine düşünmeyi seven okurların da keyifle okuyabileceğini düşünüyorum. Kısa olmasına rağmen birçok düşünceyi içinde barındıran, okudukça yeni kapılar açan ve bende güzel bir iz bırakan bir kitap oldu. Yazarın diğer eserlerini de merak etmeme sebep olan, benim için oldukça keyifli ve verimli bir okumaydı.
ErosTuğba Sarıünal · Destek Yayınları · 20267 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·344 syf.··
2026 71. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 19:16
Freida McFadden'ın Öğretmen kitabı, bir lisede geçen ve öğretmen-öğrenci ilişkisi etrafında şekillenen gerilimli bir hikâye anlatıyor. Kitap boyunca okulun popüler öğretmenlerinden Nathaniel Bannet ve öğrencisi Addie etrafında gelişen olayları görüyor ve meydana gelen olayların arkasındaki gerçeklerin peşine düşüyoruz. Her bölümde yeni bir detay ortaya çıkarken hikâye giderek daha karmaşık ve merak uyandırıcı bir hâl alıyor. Freida McFadden zaten okumayı sevdiğim yazarlardan biri. Birçok kitabını okudum ve en sevdiğim yanı, okuyucuyu daha ilk sayfalardan hikâyenin içine çekebilmesi. Kitapları genellikle çok akıcı, tempolu ve sürükleyici oluyor. Uzun uzun betimlemeler yerine olay odaklı ilerlediği için elden bırakması zor eserler ortaya çıkıyor. Öğretmen de bu açıdan beklentimi karşıladı. Çok kısa sürede, neredeyse soluksuz şekilde okudum. Gerilim ve ters köşeleri sevenler için tam bir "çıtır çerez" kitap diyebilirim. Buradan sonrası spoiler içerir. Kitabı genel olarak çok beğensem de beni rahatsız eden bir iki nokta oldu. Okurken yazarın bazı gerçekleri okurdan sakladığını hissettim. Özellikle kitabın sonunda ortaya çıkan ve Jay ile ilgili olan büyük sürpriz beni gerçekten şaşırttı. Ancak geriye dönüp baktığımda, bunun doğal bir gizem yaratmaktan çok okuru yanlış yöne yönlendirmek için yapılmış olduğunu düşünüyorum. Ben okurken Jay ile ilgili olayları iki farklı insan üzerinden değerlendiriyordum. Özellikle ayakkabı mağazasında çalışan karakter hakkında evli ve çocuklu biri olduğu yönünde güçlü bir izlenim bırakılıyor. Teknik olarak bu bilgi doğrudan verilmemiş olsa da anlatım biçimi ve kullanılan imalar bizi bilinçli olarak bu sonuca götürüyor. Bu nedenle finalde ortaya çıkan gerçek beni şaşırtsa da, sonradan düşündüğümde bunun biraz "hedef şaşırtmak" adına
Edebiyat
ÖğretmenFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20251,947 okunma
Sessiz Bir Kalbin En Derin Hikayesi
10/10
·164 syf.··
2026 9. kitabı
Kürk Mantolu Madonna, benim için sadece bir aşk romanı değil; insanın iç dünyasını, yalnızlığını ve anlaşılma arzusunu anlatan çok özel bir eser. Sabahattin Ali’nin kalemi, karakterlerin hislerini o kadar sade ve güçlü aktarıyor ki, bazı satırlarda insan kendinden bir parça bulabiliyor. Raif Efendi’nin sessizliği, dışarıdan sıradan görünen bir insanın içinde ne kadar büyük bir dünya taşıyabileceğini gösteriyor. Roman boyunca asıl anlatılan şey sadece bir aşk değil; bir insanın kendini bulma, sevilme ve gerçekten görülme isteği. Sabahattin Ali’nin en sevdiğim yönlerinden biri, büyük duyguları abartmadan anlatabilmesi. Cümleleri sakin ilerliyor ama bıraktığı etki uzun sürüyor. Bu kitapta da yalnızlık, pişmanlık ve kaybedilmiş ihtimaller o kadar gerçek hissettiriliyor ki, bitirdikten sonra hikâye bir süre zihinden çıkmıyor. Benim için Sabahattin Ali’nin kaleminin en güçlü örneklerinden biri. Kürk Mantolu Madonna, sadece okunacak değil, hissedilecek kitaplardan biri. Puanım: 10/10
Kürk Mantolu Madonna (Ciltli Özel Baskı)Sabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2018376,5bin okunma
Hayaller ve Gerçekler Arasında Bir Şövalyenin Hikâyesi
10/10
·488 syf.··
2026 7. kitabı
Don Kişot, sadece macera dolu bir şövalye hikâyesi değil; insanın hayalleri, inançları ve gerçeklikle kurduğu ilişki üzerine yazılmış zamansız bir eser. Cervantes, şövalye romanlarını mizahi bir dille eleştirirken aynı zamanda insan doğasının en tanıdık yönlerini de ortaya koyuyor. Don Kişot’un dünyaya bakışı, çevresindeki insanların gördüğünden çok farklıdır. Onun için sıradan olaylar büyük maceralara, yel değirmenleri ise devlere dönüşür. Bu durum bazen komik, bazen hüzünlü olsa da karakterin samimiyeti okuru kendine bağlıyor. Romanın en sevdiğim taraflarından biri, Don Kişot’un “yanlış” dünyasında bile kendi doğrularına sadık kalması. Sancho Panza ile olan ilişkisi ise kitaba ayrı bir derinlik katıyor; biri hayallerin, diğeri gerçeklerin sesi gibi ilerliyorlar. Yüzyıllar önce yazılmış olmasına rağmen hâlâ okunmasının sebebi de burada saklı: Hepimizin içinde biraz Don Kişot var. Bazen dünyayı değiştirmek isteriz, bazen de kendi hayallerimizin peşinden gideriz.
Don KişotMiguel de Cervantes · İskele Yayıncılık · 202327,5bin okunma
5/10
·272 syf.··
2026 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 22:10
Kitaba başlamadan yazarla başlayıp sonra kitap hakkındaki görüşlerimi yazacağım. Kazuo İshiguro sevdiğim bir yazar değil. Onun öksüzlüğümüz kitabını zorla bitirdiğimi söyleyebilirim. O günden sonra da bir daha hiçbir kitabını okumamaya kararlıydım. Distopik eser ararken karşıma çıktı bu kitap bir şans vereyim dedim ve okudum. Kitabımız Kathy karakterinin anlatımı üzerinden ilerliyor. Anı defteri gibi ama değil. Yurtta kalan çocuklar var ve bu çocuklar o yurtta bir amaç üzerine yetişiyorlar. Yaşları gelince önce bakıcı sonra bağışçı oluyorlar. Kitap beni ilk sayfalarda cezbetse de ortada sinirden küplere bindirdi. Son kırk sayfa da olmasa daha çok eleştirirdim herhalde. Olaylar inanılmaz stabil ilerlediği halde sonunda neden bağışçı bunlar bunu öğrenebiliyorsunuz ama o bile tam açıklanmamış yüzeysel. Bazı gerçekler korkunç gelmesine karşın distopya eserden çok kurgu olduğunu düşündürdü. İçinde bir olay, aksiyon, başkaldırı arıyorsanız yok. Sadece teması ilginç. (Spoiler vermemek adına açıklamıyorum) Japon bir yazarın eserlerini İngiltere de İngilizler üzerine yazması durumu beni irrite ediyor. Bu kadar güzel bir kurguya bu denli basit günlük yaşam dedikodusu yakışmamış. Yine şaşırtmadın beni İshiguro. Keyifli okumalar…
Beni Asla BırakmaKazuo Ishiguro · Yapı Kredi Yayınları · 202512,3bin okunma