Puan vermedi·129 syf.··
2026 26. kitabı
Kafa Dergisi'nden beri Aylin Balboa'nın diline az çok aşinaydım. Bu yüzden kitabı okurken yabancılık çekmedim. Tam tersine, yıllardır tanıdığım birinin anlattıklarını dinliyormuş gibi hissettim. Belki de bu yüzden sayfalar su gibi aktı. Çünkü anlatılanlar kurgu olmasına rağmen fazlasıyla gerçek hissettiriyor. Kitabın en sevdiğim tarafı, yas ve özlem gibi ağır duyguları anlatırken bunu büyük laflara yaslanmadan yapabilmesi oldu. Bir kaybın ardından geride kalan boşluğu, hatırlamanın bazen ne kadar yorucu bazen de ne kadar kıymetli olduğunu çok sade ama etkili bir dille anlatıyor. Üstelik bunu yaparken okuru sürekli hüzne boğmuyor. Hatta itiraf etmeliyim ki bazı bölümlerde gerçekten kahkaha attım. Osman'ın etrafında şekillenen anılar, gündelik hayatın absürt tarafları ve karakterlerin doğallığı öyle samimi aktarılmış ki bir sayfada boğazın düğümlenirken birkaç sayfa sonra kendini gülümserken buluyorsun. Sanırım kitabın en güçlü yanı da burada saklı. Kitabın çıkış noktasında kişisel bir kaybın izleri hissedilse de Osman zamanla tek bir kişiden çok daha fazlasına dönüşüyor. Okurken bazen bir dostu, bazen aileden birini, bazen de hayatından eksilmiş herhangi birini hatırlatıyor. Bu yüzden anlatılan hikâye bir noktadan sonra yalnızca yazara ait olmaktan çıkıp okurun da hikâyesine dönüşüyor. Ben sevdim
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,5bin okunma
Puan vermedi·312 syf.··
2026 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:52
TAŞ KÂĞIT MAKAS | ALICE FEENEY ​"Evlendiğiniz kişiyi tanıdığınızı mı sanıyorsunuz? Bir daha düşünün..." ​Uzun zamandır okuduğum en tekinsiz, en şüphe dolu ve bitene kadar ters köşe üstüne ters köşe yapan gerilim romanlarından biriyle geldim bugün! Roman, evliliklerini kurtarmak için İskoçya’nın gözlerden uzak, dönüştürülmüş karlı bir şapelinde hafta sonu kaçamağı yapan Adam ve Amelia çiftini konu alıyor. Ama buraya gelişleri kesinlikle bir tesadüf değil... ​Neden mi çok sevdim? ​Yüz Körü Bir Ana Karakter: Adam’ın prosopagnazi (yüz körlüğü) hastası olması, hikayeye bambaşka bir güvensizlik katmanı ekliyor. Kendi karısının yüzünü bile tanıyamayan bir adama ne kadar güvenebilirsiniz? ​Mektuplar ve Sırlar: Amelia’nın her evlilik yıldönümünde Adam’a yazdığı ama asla okutmadığı gizli mektuplar aracılığıyla geçmişi okuyoruz. Ve o mektuplar... Gerçekten her şeyi değiştiriyor. ​Klostrofobik Atmosfer: Dışarıda amansız bir kış, içeride ise buz kesmiş sırlar var. Mekan tasarımı o kadar başarılı ki okurken şapelin soğuğunu kemiklerinizde hissediyorsunuz. ​Alice Feeney, "Kim yalan söylüyor?" sorusunu her bölümde kendinize sordurtuyor. Son sayfaya kadar tahminlerinizin boşa çıkmasını seviyorsanız, bu kitaba mutlaka şans verin. ​ Siz Alice Feeney okudunuz mu? Kitaptaki o büyük ters köşeyi bekliyor muydunuz? Yorumlarda buluşalım! ​
Taş Kâğıt MakasAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20238,3bin okunma
Reklam
Sapıkça davranışları normalleştirmeyin
Puan vermedi·%22 (108/480 syf.)·
Açıkçası bu kitaptan gerçekten de yüksek bir beklentim vardı ve bunun en büyük sebebi de Damla'nın (samimiokur) bu kitabı çok beğenmiş olmasıydı. Maalesef pek de düşündüğüm gibi çıkmadı. Belki ilerleyen sayfalarda daha ilgi çekici oluyordur ancak sabredemeyeceğime karar verdim. Yarım bırakmama sebep olan şeylerden bahsedeceğim, belki birileri için yararlı olur. Dikkatimi çeken ilk şey yazarın anlatımıydı. Cümleleri genellikle "şu olduğunda bu oldu" şeklinde kurmuş. Daha anlaşılır olması için birkaç örnek: 1. Çatık bakışlarım onu bulduğunda ürperdim. 2. Karşısında aptal gibi durduğumu anlayıp, kendime öfkelendiğimde elimdeki kalemi tezgahın üzerine bırakıp başımı dikleştirdim. 3. Duyduklarımla dudaklarım aralandığında nefesim kesildi. Yazar bence "ve" kelimesinden nefret ediyor. Bu tarzda kurduğu cümlelerin çoğunda "ve" kullanmış olsaydı çok daha akıcı ve güzel bir anlatım yakalayabilirdi diye düşünüyorum, en azından benim için. Tercih ettiği anlatım beni rahatsız etti, çok gereksiz buldum ve bazı noktalarda anlam da bozulmuştu. Bir örnek: Kaşlarım çatılıp alnımın ortasında ince bir çizginin oluşmasına neden olduğunda, parmaklarımın arasında duran zarfın maksadını çözemedim. Kaşların çatıldığı için mi zarfın maksadını çözemedin yoksa zarfın maksadını çözemediğin için mi kaşların çatıldı? Mantıkken ikinci seçeneğin olması gerekiyor, öyleyse burada cümlelerin sırası yanlış. Sonrasında her şeyin renginden bahsedilmesi var. Bordo kadife kumaş, çizim defterinin kırmızı kapağı, giydikleri her bir kıyafet, Berna ablanın yeşil kazağı, Ekrem amcanın kahverengi gözleri... Karşımıza çıkan neredeyse herkesin göz ve saç rengini biliyoruz. Bazen de aynı şeyin renginden birden fazla kere bahsediliyordu. Feray her tayt giydiğinde taytın renginin siyah olduğundan
Persona 1: KaranlıkAsena Nişikli · Pukka Yayınları · 2024436 okunma
Alan küçük krebim
8/10
·144 syf.··
2026 116. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:19
Kitap kara mizah açısından oldukça etkileyiciydi, beğendim. Genel olarak biraz sığ kalmış bir anlatıma, aceleye getirilmiş bir finale sahip. Teatral anlatım,eseri daha okunaklı kılıyor. Belirsiz bir finale sahip olmasını da ayrıca sevdim. 85/100
İnceleme
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
Puan vermedi·392 syf.··
Beğendi
·
2026 50. kitabı
Sally Page / Başlangıçlar Kitabı Merhaba sevgili dostlarım. Konusu arkadaşlık olan bir kitapla geldim. Yardımlaşmanın, dostluğun ve birbirine tutunan 3 arkadaşın hikayesini okudum. Jo Sorsby dayısının kırtasiye dükkanına bakmak için Londra’ya taşınır. Dayısının sağlık durumu daha da ciddileşmiş ve artık dükkana bakamaz olmuştur. Demans dayısının hayatını artık altüst etmiştir. Annesi dayısına bakarken Jo’ya da dükkana sahip çıkmak düşer. Rengarenk defterler, dolma kalemler ve sıcacık müşterilerin olduğu bu dükkanda hayatını devam ettirmeyi çalışır. Fakat evinden uzaktayken bile onu rahat bırakmayan geçmişinden kurtulamaz. Aldatılmış ve yaralanmış olarak dönmüştür dükkana .Yarım kalmış duyguları ve annelik hevesi onu acıtmaya, üzmeye devam eder.Jo bu karanlık duygulardan iki dostu sayesinde kurtulur. Kilisesinden kaçan rahibe Ruth ve ilk kitabını yazmakla uğraşan emekli bir ihtiyar Malcolm sayesinde. Jo ve Ruth dostluğu ilk günden başlayarak daha derin ilerler. Kendi gibi esnaf komşusu Eric ile birlikte tüm sevdiklerine bir sürprizleri vardır. Jo,Ruth ve Malcolm dostluğunu ben çok sevdim. @thekitapyayınları #i̇şbirliği #hediye
Başlangıçlar KitabıSally Page · The Kitap Yayınları · 202687 okunma
9/10
·321 syf.··
2026 72. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 00:00
Buluştur Beni Necla, yalnızca bir aşk hikâyesi anlatmıyor; aynı zamanda hayatta kendi yolunu çizmeye çalışan güçlü bir kadının mücadelesini de okuyucuya sunuyor. Kitabın merkezinde yer alan Necla karakteri, çocukluğundan beri ne istediğini bilen, hedefleri uğruna çalışan ve toplumun kalıplaşmış düşüncelerine karşı durabilen biri. Bu yönüyle karakter oldukça ilham verici ve etkileyici. Kitapta bir çok karakter var ve olaylar dolu dolu yaşanmış ve anlatılmış. Necla ana karakter ve insanları birbirlerine uyumlu olanları özellikle buluyor ve evlendiriyor kitapta bir çok çift var Necla sayesin de tanışan ve yuva kuran. Zaten Necla karakteri de eşi ile bu sayede tanışıp evlenmiş hatta kitapta iş arkadaşını da bu sayede evlendirdi. Sanırım benim en sevdiğim çiftler Feyyaz ~ Hülya ve Tolga ~ Sahra çiftleri oldu diyebilirim.. Kitabın en dikkat çekici taraflarından biri, para, statü ve evlilik gibi kavramları sorgulaması. İnsanların bir evliliğe ya da bir ilişkiye bakarken gerçekten sevgiye mi yoksa maddi imkanlara mı önem verdiğini düşündüren olaylar hikâyeye farklı bir derinlik katıyor. Necla’nın karşılaştığı önyargılar, insanların onun başarısını küçümsemesi ve buna rağmen vazgeçmemesi, okurken karaktere daha da yakın hissetmenizi sağlıyor. Yazarın dili sade ve akıcı. Sayfalar ilerledikçe olayların nasıl sonuçlanacağını merak ediyor, Necla’nın karşısına çıkacak engelleri görmek için okumaya devam etmek istiyorsunuz. Özellikle iş hayatı, aile ilişkileri ve aşkın iç içe işlendiği bölümler hikâyeyi daha gerçekçi kılıyor.. Sanırım şuan yazarın en en sevdiğim eseri bu o kadar akıcı o kadar eğlenceli ki anlatamam bir çok olay ve bir çok karakter olmasından dolayı hem hiç sıkılmadım hem de dizi izler gibi merak içinde okudum diyebilirim ben çok sevdim ve herkese de tavsiye
Buluştur Beni NeclaDilek Nazlıoğlu · Dorlion Yayınevi · 202529 okunma
Reklam
Reklam