“ İçgüdüsel doğayla yan yana olmak; hayat alanını belirlemek, kendi sürüsünü bulmak, yetenek ve kusurlarına bakmaksızın güven ve gurur duyarak bedeninin içinde olmak, kendi yararına konuşmak ve hareket etmek, farkında ve uyanık olmak, sezgi ve algının doğuştan gelen dişil güçlerine dayanmak, kendi döngülerine girmek, ait olunan yeri bulmak, vakarla yükselmek, mümkün olduğunca yüksek bir bilinç düzeyini korumak demektir.
Vahşi Kadın arketipi ve onun ardında yatan her şey, bütün ressam yazar, heykeltıraş, dansçı, düşünür, mürşit, mürit ve arayıp bulanların koruyucusudur, çünkü bunların hepsi buluş işiyle meşguldür ve içgüdüsel doğanın ana uğraşı da zaten budur. Bütün sanatlarda olduğu gibi, kafada değil bağırsaklarda ikamet eder. İz sürebilir, koşabilir, emir verebilir ve başından savabilir. •Hissedebilir, saklanabilir ve derinden sevebilir• Sezgisel tipik ve normatiftir. Kadınların zihinsel ve ruhsal sağlığı için son derece gereklidir. “